Oklahoma City Thunder ve Houston Rockets arasındaki yeni sezonun açılış maçı, sonucu bir yana, taraftarlara büyük bir keyif verdi. Normal sezonun olağan yoğunluğunun çok ötesinde, Batı Konferansı finali seviyesinde bir mücadele izledik. Bunun nedeni basit: iki takım da şampiyonluk potansiyeline sahip.
Chet Holmgren maça 5/5 isabetle başlarken, Alperen Şengün, Jabari Smith Jr. ve Amen Thompson'ın performanslarındaki artış gözle görülürdü. İki takım da dört aydan uzun süredir maç yapmamasına rağmen, başlangıçtan itibaren tam performans sergiledi. Saha içinde sürekli koşuşturma, sert mücadeleler ve ikili sıkıştırmalarla dolu, çift uzatmalı bir karşılaşma izledik. Maçın şiddeti, Batı Konferansı finalini aratmadı.
Bu maç, iki takım için de büyük önem taşıyordu, birbirleri için birer turnusol kağıdı niteliğindeydi. Rockets, Thunder'ı bir ayna olarak görerek, Batı'da zirveye oynamak için son şampiyonu geçmek zorunda olduğunu biliyordu. Thunder ise şampiyonluk unvanını koruma hedefindeyken, yaz aylarında Rockets, Clippers ve Nuggets gibi takımların yaptığı transferlerle oluşan rekabet ortamında, her maçın ileride önemli bir referans olabileceğini biliyordu.
Bu büyük beklentilerle, iki takım da sahada tüm güçlerini ortaya koydu. Rockets'ın güçlü ve zayıf yönleri herkesin malumu. Ölümcül beşli olarak adlandırılan kadro, boy avantajıyla rakibine büyük bir üstünlük kuruyor ancak saf bir oyun kurucusu olmaması, hücumda zaman zaman tıkanmalara yol açabiliyor. Özellikle top trafiği konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor.
2.11'lik Boban Marjanovic, 2.11'lik Alperen Şengün, 2.11'lik Jabari Smith Jr., 2.11'lik Kevin Durant ve 2.01'lik Amen Thompson'dan oluşan ilk beş, ligin en uzun boylu başlangıç kadrosuydu. Bu durum, pota altında, ribaundlarda ve fiziksel mücadelede büyük avantaj sağlarken, dezavantajları da beraberinde getiriyor. Rockets'ın sahada şut tehdidi yaratma ve savunmada pick and roll'leri karşılama konusunda sorunları var.
Hücumda, hem Amen Thompson hem de Boban Marjanovic üç sayı çizgisinin gerisinden çok etkili isimler değil. Bu durum, Rockets'ın ilk beşinde sadece üç oyuncunun şut tehdidi oluşturabilmesine ve hücum alanının daralmasına neden oluyor. Savunmada ise, Marjanovic ve Şengün'ün hareket kabiliyetleri sınırlı ve adam değişimi yapmakta zorlanıyorlar. Genellikle ikili oyunlarda, boyalı alanda beklemek zorunda kalıyorlar.
Ime Udoka, takımın özelliklerine göre özel bir hücum ve savunma planı hazırlayarak, zayıf yönleri en aza indirmeye çalışıyor. Şengün'ün Holmgren'e karşı mutlak bir güç ve ağırlık avantajı var, yani oyunu domine etme potansiyeline sahip. Yerleşik hücumlarda, Şengün'ün Holmgren'i zorlaması ve Marjanovic'in boş alanda konumlanması, diğer oyuncuların da içeri kat etmesi ve boş şut fırsatları yaratması hedefleniyor. Şengün'ü sırtı dönük oyun kurucu olarak kullanmak, içeriye katları ve boş şutları tetikliyor.
Rockets, maçın başında Shai Gilgeous-Alexander'a karşı yapılan ikili sıkıştırmalarla başladı. Çünkü Şengün/Marjanovic ikilisinin, Gilgeous-Alexander'ın pick and roll'ünü savunma konusunda yetersiz kaldığı biliniyordu. Gilgeous-Alexander'ı sıkıştırarak topu ondan uzaklaştırmaya çalışmak, Holmgren'in uzun boyu ve hareketliliği sayesinde boş alanları değerlendirmesine ve Rockets savunmasının rotasyonunu bozmasına neden oldu.
Rockets'ın başka çaresi de yoktu. Gilgeous-Alexander'ı sıkıştırdıktan sonra 3'e 4 savunma yapmak zorunda kalmak, son şampiyon seviyesindeki bir rakibe karşı pahalıya mal olabilirdi. İlk molada Holmgren'in 5/5 isabetle Thunder'ın ilk 13 sayısının 11'ini kaydetmesinin ardından, Rockets derhal geçen sezonki etkili 2-3 alan savunmasına döndü. Bu sayede, uzunlarını korumayı ve Thunder'ın uzaktan şut isabetini test etmeyi amaçladı.
Thunder'ın en büyük avantajı, geçen sezon ligin en iyi savunmasına sahip olmasıydı. Ancak, ikinci yıldızı Jalen Williams'ın sakatlığı ve Gilgeous-Alexander'ın sık sık ikili sıkıştırmaya maruz kalması nedeniyle, oyunu domine etmeden önce yardımcı oyuncuların performansına bağımlı hale geldiler.
Thunder, maçın başında Luguentz Dort'u Kevin Durant'in üzerine gönderdi ve stratejik olarak üç sayı çizgisinin dışındaki Amen Thompson'ı boş bıraktı. Marjanovic ve Thompson'ın aynı anda sahada olduğu durumlarda yaşanan şut sıkıntısından faydalanarak, ikili sıkıştırmalarla oluşturdukları bir savunma ağı kurdular. Bölgesel 5'e 4 savunma yaparak, Thompson'ın ilk yarıda üç sayılık atışlarda 5/0 isabetle oynamasına ve Rockets'ın ilk beşinin yarı devreyi toplamda 13/3 üç sayılık isabetle tamamlamasına neden oldular. Thunder, Rockets'ın ölümcül beşlisinin şut sorununu mükemmel bir şekilde hedef aldı.
Thunder'da birçok oyuncu, pozisyonunu değiştirerek daha uzun oyuncuları savunma görevini üstlenebiliyor. Dort, Wallace, Gilgeous-Alexander ve Caruso, Marjanovic, Şengün, Durant ve Smith gibi 2.11 civarındaki oyunculara karşı etkili savunma performansı sergilediler. Smith ve Eason'ın topla dribling yetenekleri bile bu seviyedeki bir maçta ceza sahasına girmekte zorlanırken, Thunder'ın oyuncularının el çabukluğu, yardımlaşma ve pozisyon değiştirme esnekliği, Rockets'ın ölümcül beşlisine karşı bire bir savunma yapmalarına olanak tanıdı.
Hücumda ise, Thunder'ın üç sayılık atışlarda isabet bulamadığı ilk yarıda (20/5), yapabileceği pek bir şey yoktu. Rockets'ın savunma stratejisi, Thunder'ı oldukça zorladı. Gilgeous-Alexander ilk yarıda sadece 5/2 isabetle 5 sayı ve 1 asist kaydederken 3 top kaybı yaptı. Rockets, Gilgeous-Alexander'ın oyunu domine etmesine izin vermedi. Maçın başında pick and roll'lerde ikili sıkıştırmaya gidildi ve Rockets'ın çizgi üzerinde sıkıştırmalar yapması, Holmgren ve Dort'un potaya gitmesine ve kolay sayılar bulmasına neden oldu.
İkinci olarak, Rockets uzun süre 2-3 alan savunması yaparak Thunder'ın üç sayılık atışlarını test etti. Marjanovic, Şengün, Capela ve Smith ikililerinin aynı anda sahada olması, Rockets'ın pota altı savunma ve ribaund avantajını artırırken, Thunder'ın şut sokamaması durumunda zor durumda kalmasına neden oldu.
Thunder, ilk yarıda üç sayılık atışlarda 20/5 isabetle oynarken, Gilgeous-Alexander'ın sıkıştırıldığı ve Rockets'ın uzun süre alan savunması yaptığı durumlarda, Holmgren, Mitchell, Wallace, Caruso ve Wiggins'in performansıyla ayakta kaldı.
Thunder, beklenmedik bir hamleyle, Hartenstein'ı kenara alarak daha kısa bir kadroyla sahaya çıktı. Bu hamle, Rockets'ın pas trafiğini keserek, oyun kurucusu olmamasının yarattığı zayıflığı hedef aldı. Bu taktik değişikliği, maçın kaderini değiştiren bir hamle oldu.
Thunder, en fazla 12 sayı geriye düştükten sonra Hartenstein'ın yerine Caruso'yu oyuna aldı. Caruso, Şengün'ü savunurken, Holmgren ise Marjanovic ile eşleşti. Bu beş dış oyuncuyla riskli bir hamle yaptılar.
Thunder, tüm sahayı baskı altına alarak, pas trafiğini kesti. Rockets, Şengün'ün sırtı dönük pozisyonda topla yarı sahayı geçmek zorunda kalmasına neden oldu. Maç boyunca 24 top kaybı yaptılar ve bunların 11'i Thunder tarafından çalınan paslardan kaynaklandı. Bu durum, Rockets'ın sahada saf bir oyun kurucusu olmamasının yarattığı eksikliği gözler önüne serdi.
Amen Thompson savunmada olağanüstü bir performans sergilese de, üç sayılık atışlarda 7/0 isabetle oynadı. O ve Marjanovic'in aynı anda sahada olması, hücumda alanın daralmasına neden oldu. Sheppard ise bu maçta 2 üçlük ve 1 orta mesafe isabetiyle 9 sayı kaydetse de, sahada olduğu anlarda Thunder tarafından özellikle hedef alındı. Gilgeous-Alexander, Wallace ve Dort, sürekli olarak Sheppard'ın üzerine giderek, onu zor durumda bıraktılar.
Amen Thompson ve Sheppard'ın özellikleri, Rockets'ın hücum ve savunma anlamında pasif kalmasına neden oldu. Thompson sahada olduğunda, Thunder, Şengün ve Durant'i sıkıştırmak için serbestçe savunma yapabiliyordu. Sheppard sahada olduğunda ise, Rockets bire bir savunma yapmaktan çekiniyordu. Gilgeous-Alexander sürekli olarak onu hedef alıyordu. Bu durum, Rockets'ın uzun süre alan savunması yaparak Sheppard'ı ve uzunlarını Gilgeous-Alexander'ın pick and roll'ünden korumasına neden oldu.
Thunder, ikinci yarıda 8 üçlük isabeti buldu. Rockets'ın alan savunması zayıfladığında, Gilgeous-Alexander orta mesafeden şutlarıyla etkili oldu. Son şampiyonun ne kadar dengeli ve derin bir kadroya sahip olduğunu kabul etmek gerekiyor. Birçok oyuncusu hem savunma yapabiliyor hem de şut atabiliyor. Rockets'ın şu anki 1 numaralı oyuncuları Amen Thompson ve Sheppard'ın birinin savunması iyi şutu yok, diğerinin şutu var savunması yok.
Marjanovic 36 dakika 30 saniye, Capela ise 7 dakika 51 saniye sahada kaldı. Şengün ise maçın büyük bölümünde 4 numaralı pozisyonda oynadı ve 39 sayı, 11 ribaund, 7 asist ve 2 top çalmayla harika bir performans sergiledi. Üç sayılık atışlarda 8/5 isabetle oynayan Şengün, Avrupa Şampiyonası'ndan döndükten sonra gelişim gösterdi ve Rockets'ın sahadaki lideri olma yolunda önemli bir adım attı. Bu, Rockets'ın açılış maçındaki en büyük kazanımıydı.
Durant ise bu maçta iki sayılık atışlarda 12/9 isabetle oynayarak, hala o eski "ölümcül" oyuncu olduğunu gösterdi. Ancak, kritik bir serbest atışı kaçırması maçın uzatmalara gitmesine neden oldu. 37 yaşındaki oyuncunun, bu kadar yoğun bir tempoda oynaması kolay değil. Şengün ve Durant'in yorgun düştüğü ikinci uzatmada, Sheppard'ın Durant'e pas vermeye çalışırken topun Dort tarafından çalınması, Rockets'ın paslaşma sorununu özetliyordu. Paslaşmakta zorlanıyorlar ve 24 top kaybının 11'i pas hatasından kaynaklandı. Gerçekten pas verebilen, şut atabilen ve oyunu kontrol edebilen bir 1 numaraya ihtiyaçları var.
Rockets'ın 24 top kaybı, rakibin 26 sayı bulmasına neden oldu. Öte yandan Thunder, 12 top kaybı yaparken, rakibin sadece 12 sayı bulmasına izin verdi. Hızlı hücumlarda Thunder 16 sayı bulurken, Rockets sadece 2 sayı bulabildi. Bu durum, maçın sonucunu belirleyen faktörlerden biriydi ve Rockets ile Thunder arasındaki gerçek farkı ortaya koydu.
Rockets'ın son şampiyonla çift uzatma oynaması, takımın potansiyelini gösteriyor. Şengün ve Durant'in liderlik edebileceği ve takımı sürükleyebileceği ortada. Ancak, yardımcı oyuncuların da gelişmesi gerekiyor. Thunder, şampiyonluğa ulaşmış bir takımken, Rockets'ın hala gelişmesi gereken çok şey var. Bu kadro, bu sezon şampiyonluk için mücadele edebilir!
Yorum & Analiz
Bu heyecan verici maç, sadece bir açılış karşılaşması olmanın ötesinde, iki takımın da sezon içindeki hedefleri ve potansiyelleri hakkında önemli ipuçları verdi. Oklahoma City Thunder, genç ve dinamik kadrosuyla şampiyonluk unvanını koruma yolunda olduğunu gösterirken, Houston Rockets ise yeniden yapılanma sürecinde önemli adımlar attığını ve gelecekte iddialı bir takım olabileceğini kanıtladı.
Alperen Şengün'ün performansı, Rockets taraftarları için büyük bir umut kaynağı oldu. Şengün, bu maçta sadece sayı üretmekle kalmayıp, aynı zamanda takımın hücumunu yönlendirme ve oyun kurma becerilerini de sergiledi. Savunmada da daha dirençli olması, onun çok yönlü bir oyuncu olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Ancak, Rockets'ın şampiyonluk yarışında iddialı olabilmesi için, Şengün'ün yanı sıra diğer oyuncuların da istikrarlı bir şekilde katkı vermesi gerekiyor. Özellikle, topla daha iyi oynaması, top kayıplarını azaltması ve saha görüşünü geliştirmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, Thunder ve Rockets arasındaki bu maç, basketbolseverlere unutulmaz anlar yaşattı. İki takımın da gelecek vaat eden oyunculara sahip olması, Batı Konferansı'nın önümüzdeki yıllarda daha da rekabetçi olacağının bir göstergesi. Bu maç, Rockets'ın uzun vadeli planları için bir temel oluştururken, Thunder'ın da şampiyonluk yolculuğunda önemli bir kilometre taşı oldu.



