REKLAM
REKLAM

Biabiany: Inter Beni 20 Bin Euro'ya Aldı, 'Tarzın Henry Gibi' Dediler!

Editör
Biabiany: Inter Beni 20 Bin Euro'ya Aldı, 'Tarzın Henry Gibi' Dediler!
REKLAM

Yapay zeka destekli çeviri, 24SportNews editör ekibi tarafından doğrulanmıştır. Editöryel ilkeler

İlgili sayfalar:Serie A

Uluslararası futbol sahnesinin tanıdık simalarından, Inter'in eski yıldızı Jonathan Biabiany, uzun bir aradan sonra Milan Sports'a verdiği özel röportajla gündeme oturdu. 38 yaşına merdiven dayamış olmasına rağmen hala yeşil sahalardan kopmayan Biabiany, Inter kariyerinden kalp rahatsızlığına kadar birçok konuya açıklık getirdi. Bu samimi sohbet, futbolseverlerin gönlünde taht kuran deneyimli ismin iç dünyasına bir kapı araladı.

Bugünlerde futbolun kendisi için tamamen bir tutkuya dönüştüğünü espriyle karışık dile getiren Biabiany, 2014'teki kalp rahatsızlığının hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu talihsiz deneyimin, sahaya geri döndüğünde futbola olan sevgisini ve bağlılığını katladığını ifade eden yıldız oyuncu, bu sayede kariyerinin uzadığına inandığını söyledi. "Artık sadece ailem için dans ediyorum," diyen Biabiany, üç kızı ve eşiyle kurduğu mutlu yuvasına vurgu yaptı.

Fiziksel durumuna dair sorulan sorulara da samimiyetle yanıt veren Biabiany, eski patlayıcılığının olmasa da hızının hala yeterli seviyede olduğunu kaydetti. Modena döneminde tenis ayakkabılarıyla 100 metreyi 10.30 saniyede koştuğunu anlatan oyuncu, geçen yıl anlık olarak saatte 36.5 km hıza ulaştığını, bu yıl ise 34.5 km'yi görebildiğini belirtti. İspanya'nın üçüncü liginde Antequera forması giyen Biabiany, kariyerini bir yıl daha sürdürmek istediğini, bu ligde hala fark yaratacak kapasitede olduğunu söyledi.

Kariyerinin başlangıcını Inter'de yapan Biabiany, Mancini döneminde İtalya Kupası'ndaki ilk maçına çıktığını anımsattı. Sahaya çıkmadan önce bacaklarının titrediğini ve nefes almakta zorlandığını dile getiren Biabiany, o anki heyecanını şu sözlerle ifade etti: "20.000 Euro'ya Inter'e geldiğimde, Mancini beni ve Bonucci'yi çağırmıştı. Maçı tribünden izleyeceğimizi düşünüyordum ama beni ısınmaya gönderip direkt oyuna soktu. Bacaklarım kaskatı kesilmişti."

Chievo ve Modena maceralarına değinen Biabiany, Modena taraftarının kendisine olan sevgisini ve orada eşi Sara ile tanışmasını özel anılar olarak nitelendirdi. Özellikle takımın sponsoru olan cenaze şirketiyle ilgili anekdotu tebessümle paylaşan Biabiany, eşiyle tanışmasını kulüp başkanının batıl inançlarına ve papazın dualarına bağlayarak ilginç bir tesadüfe vurgu yaptı.

Parma'da Serie A'ya adım attığında eski takımı Inter'e karşı oynama fırsatı bulduğunu belirten Biabiany, o maçlarda hiç gerginlik yaşamadığını aksine sahaya çıkmak için sabırsızlandığını ifade etti. Mourinho'nun kendisini kampına dahil ettiğini ve gelecek sezon kadrosunda görmek istediğini söylediğini aktaran Biabiany, Inter'deki ilk golünü Benítez döneminde Dünya Kulüpler Kupası finalinde attığını hatırladı. Bu golün, kendisi için unutulmaz bir an olduğunu dile getiren oyuncu, Stankovic'in asistinde topa ilk dokunuşunda fileleri havalandırdığını ve o anki şaşkınlığını "ellerim başımda, sağa sola bakıyordum, inanamıyordum" sözleriyle anlattı.

Inter'den ayrılık sürecine de açıklık getiren Biabiany, birçok takımdan teklif aldığını ancak dönemin yöneticisi Leonardo'nun kendisini kesinlikle göndermek istemediğini belirtti. Transfer döneminin son gününde Pazzini'nin Inter'e transfer olmasıyla Sampdoria'nın kendisini istediğini söyleyen Biabiany, tek kriterinin düzenli forma giyebileceği bir takım olduğunu vurguladı. Ancak kendisi, Pazzini ve Cassano'nun Parma'dan ayrılmasının ardından kulübün zor günler geçirdiğini de ekledi.

Cassano ile Parma'da oynadığı döneme dair anılarını paylaşan Biabiany, Cassano'nun karakterini "Kimisi sever, kimisi nefret eder" sözleriyle özetledi. Saha içinde ise ikilinin uyumunun mükemmel olduğunu, Cassano'nun teknik yeteneği ile kendi topsuz koşularının doğal bir uyum sağladığını ve asla bir uyum problemi yaşamadıklarını ifade etti. Genç oyuncular Bastoni ve Dimarco'nun gelişimine de tanıklık eden Biabiany, Bastoni'nin yeteneğinin herkes tarafından görüldüğünü, Dimarco'nun ise sol ayak yeteneğinin doğuştan geldiğini ve başarılı bir kariyerin onu beklediğini dile getirdi.

2014 yazında Milan'a transferinin neden suya düştüğünü de anlatan Biabiany, Lippi'nin kendisini Guangzhou'ya davet etmesine rağmen Inzaghi ile anlaşarak Milan'a gideceğini söyledi. Hatta Milan antrenman formasıyla pozlar bile verdiğini belirten Biabiany, transferin gerçekleşmemesinin sebebinin Zaccardo ile alakası olmadığını, gizli kalp rahatsızlığı olan aritmisi olduğunu itiraf etti. O anları "Fitness bisikletine binerken görevliler vücudumda anormallik keşfetti. Ajanım bana doğrudan kalbimde bir sorun olup olmadığını sordu. O ana kadar bir rahatsızlık hissetmemiştim ama o an korku beni ele geçirdi. Futbolu bırakmaktan korkmuyordum, asıl korktuğum hayatımı kaybetmekti" sözleriyle anlattı.

Sahalara geri dönebilmek için yaşadığı zorlu süreci ve tedavileri de açıklayan Biabiany, profesyonel lisans alabilmek için Boston'da özel bir sağlık kontrolünden geçtiğini söyledi. Profesörler Bagish ve Karu'nun aynı sonuca vardığını; futbol oynamaya devam edebileceğini ancak kontrollerin ve rehabilitasyon sürecinin zorlu geçeceğini ifade etti. Treadmill üzerinde bir saatlik yoğun bir koşu antrenmanı yaptığını ve o an kendine "bu tempoya dayanabilirsem, sahada asla yıkılmam" dediğini aktardı. Milan'ın düzenlediği kalp testlerinin daha da zorlu olduğunu, arterlere elektrot yerleştirilerek kalbin yük altında test edildiğini ve kalbindeki rahatsızlığın boğazına kadar geldiğini, kalbinin dayanıp dayanmayacağından endişe ettiğini belirtti.

Milan transferinin suya düşmesinin ardından üçüncü kez Inter'e döndüğünü dile getiren Biabiany, o yaz antrenmanlara sürekli defibrilatörle katıldığını söyledi. San Siro'ya dönüp Frosinone'ye karşı hızlıca gol atmasının kariyerinin en özel üç anından biri olduğunu vurguladı. Diğer iki anının ise Inter A Takım'daki ilk maçı ve Dünya Kulüpler Kupası finalindeki golü olduğunu ekledi. Inter'in şampiyonluk döneminde takım arkadaşı olan Chivu'yu ise "çavuş" lakabıyla anan Biabiany, onun deneyimli, olgun ve genç oyunculara örnek bir isim olduğunu, kişiliğinin tüm takımı motive ettiğini söyledi.

Inter ile Serie A şampiyonluğu yaşamanın ve Parma'nın ligde kalmasına yardımcı olmanın kendisi için aynı ağırlıkta olduğunu belirten Biabiany, "Inter her zaman Serie A'nın en güçlü takımı olmuştur. Mavi-siyah formayla lig şampiyonluğu kazanmak büyük bir onurdur ve ben her zaman Inter'in sadık bir taraftarı oldum. Parma ise futbol kariyerimin ikinci evidir. Parma'ya kümede kalma mücadelesinde yardımcı olmanın verdiği başarı hissi, Inter ile şampiyonluk yaşamanın sevinciyle eşdeğerdir" dedi.

Yorum & Analiz

Jonathan Biabiany'nin kariyer yolculuğu, modern futbolun acımasız rekabetini, insan ruhunun dayanıklılığını ve sporcuların karşılaştığı kişisel mücadeleleri gözler önüne seren çarpıcı bir hikaye. Özellikle 2014'teki kalp rahatsızlığı, kariyerini sonlandırma noktasına getirse de, Biabiany'nin futbola olan saf tutkusu ve ailesine duyduğu sorumluluk, onu yeniden sahalara döndürmenin ötesinde, kariyerini uzatan bir motivasyon kaynağına dönüşmüş. Bu durum, spordaki zihinsel dayanıklılığın ve içsel motivasyonun fiziksel engelleri aşmadaki gücünü ispatlıyor.

Taktiksel açıdan Biabiany, Inter'deki gençlik yıllarından Parma'daki Serie A dönemine, hatta İspanya 3. Ligi'ne kadar kanat oyuncusu ve forvet rollerinde çok yönlü bir profil çizdi. Hızı ve topsuz koşuları, özellikle Cassano gibi yaratıcı bir oyuncuyla olan uyumunda belirleyici oldu. Bu, futbolun sadece bireysel yeteneklerle değil, aynı zamanda farklı oyuncu profillerinin sahada nasıl bir sinerji yarattığıyla ilgili olduğunu gösteriyor. Benítez döneminde Dünya Kulüpler Kupası finalinde attığı gol ise, doğru zamanda doğru yerde olmanın ve "büyük anlar" oyuncusu olmanın önemini vurguluyor.

Biabiany'nin hikayesi, aynı zamanda futbolun sadece bir oyun olmaktan öte, sporcular için bir yaşam biçimi, bir kimlik ve hatta bir kurtuluş yolu olabileceğinin de altını çiziyor. Milan transferinin kalp rahatsızlığı nedeniyle gerçekleşmemesi, sporcu sağlığının ve kapsamlı tıbbi kontrollerin ne denli kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ancak onun azmi, sporda karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek için ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Gelecekte, Biabiany gibi isimlerin genç sporculara mentorluk yaparak, hem saha içi hem de saha dışı deneyimlerini aktarması, futbol dünyasına büyük değer katacaktır.

İlgili Haberler