Süper Lig'de son dört haftaya girilirken, Göztepe adeta geçen sezonun kopyası bir senaryoyu yaşıyor. Cumartesi günü Isonem Park Gürsel Aksel Stadı'nda Antalyaspor'u ağırlayacak olan İzmir ekibi, son iki sezonda Avrupa kupaları hedefiyle yola çıkmasına rağmen, yine kritik bir virajda beklentilerin altında kaldı. Sarı-kırmızılılar, 2024-2025 sezonunda olduğu gibi bu yıl da ligin bitimine sayılı haftalar kala aradığı istikrarı bir türlü yakalayamadı.
Göztepe'nin yaşadığı bu deja vu, rakamsal verilerle de pekişiyor. 2024-2025 sezonunun ikinci yarısında 19 takımlı ligde 3 galibiyet5 mağlubiyet ve 6 beraberlik alarak 15 puan toplayan Göz-Göz, Avrupa hedefine veda etmişti. Bu sezon ise 18 takımlı Süper Lig'de yine sadece 3 galibiyet elde eden ekip, 3 mağlubiyet ve 7 beraberlik ile 16 puan toplasa da, Avrupa potasının dışında kalmaya devam ediyor.
Bu düşüş, sadece saha içinde kalmıyor; Göztepe’nin geleceği üzerine tartışmaları körüklerken, taraftarların ve spor yorumcularının gibi platformlarda takımlarının şansını analiz etmesine yol açıyor. Bir türlü galibiyet serisi yakalayamayan Göztepe2026 yılı içerisinde üst üste iki maç dahi kazanamamanın sıkıntısını yaşıyor. Son deplasman galibiyetini Gençlerbirliği karşısında 2-0'lık net bir skorla alan sarı-kırmızılılar, iç sahada ise aylardır üç puan hasretine son veremedi.
İzmir temsilcisi, en son 31 Ocak'ta Fatih Karagümrük'ü 2-1 mağlup edebilmişti. Göztepe'nin iç sahada yaşadığı bu kriz, ardından oynadığı maçlarda daha da belirginleşti. Kendi evinde KayserisporEyüpsporAlanyaspor ve Kasımpaşa ile berabere kalan İzmir ekibi, Galatasaray karşısında ise sahadan 3-1'lik mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonuçlar, camiada büyük bir hayal kırıklığı yaratırken, takımın gelecek hedefleri üzerinde kara bulutlar dolaşmasına neden oluyor.
Yorum & Analiz
Göztepe'nin son iki sezonda yaşadığı bu 'tekrar eden kâbus', takımın uzun vadeli stratejileri ve transfer politikaları üzerine ciddi soru işaretleri doğuruyor. Avrupa hedefiyle yola çıkmak, ancak ligin son çeyreğinde benzer senaryolarla bu hedeften uzaklaşmak, sadece şanssızlıkla açıklanamaz. Gerek teknik direktör tercihleri gerekse kadro mühendisliği anlamında yapılan revizyonlara rağmen istikrarsızlığın sürmesi, kulübün geleceğe dair daha köklü adımlar atması gerektiğinin bir göstergesi.
Özellikle iç sahada kazanma alışkanlığını kaybetmek, bir futbol takımı için en büyük handikaplardan biridir. Taraftarının desteğini arkasına alamayan, rakiplerine evinde kolay puanlar veren bir Göztepe tablosu, mental anlamda da ciddi bir çöküşün sinyallerini veriyor. Sezon sonunda yapılacak radikal kararlar, Göztepe'nin Süper Lig'deki varlığını ve hedeflerini yeniden tanımlaması için kritik öneme sahip olacaktır. Aksi takdirde, bu 'déjà vu' hali, kulübün gelecekteki motivasyonunu da ciddi şekilde etkileyecektir.



