İngiltere U17 Milli TakımıGüney Kore'yi 2-0 mağlup ederek Dünya Kupası'nda son 16'ya yükseldi. Eski Liverpool forveti Emile Heskey'in oğlu Reigan Heskey, attığı şık kafa golüyle ve rakibin kendi kalesine attığı golle genç Aslanlar rahat bir galibiyet elde etti. Liam Bradley'nin öğrencileri, tur atlamayı garantiledi.
Maçın hemen başında Manchester City'den Dante Headley'in topu Kim Ji-sung tarafından kapılarak yaptığı sert şut filelerle buluştuğunda İngiltere kalesi büyük bir tehlike atlattı; ancak hakem Abdou Abdel Mefire'nin faul kararı vermesiyle rahat bir nefes alındı. İlk dakikalarda topla daha çok oynayan İngiltereTottenham'dan Luca Williams-Barnett'in ceza sahası dışından yaptığı sert vuruşta Güney Kore kalecisi Park Do-Hun'u 21. dakikada test etti.
Kilidi açan gol, 28. dakikada geldi. İngiltere kaptanı Seth Ridgeon'ın sağ kanattan yaptığı etkili koşu sonrası Fulham'lı oyuncunun pasını Jung Hui-seop kendi ağlarına gönderdi. İngilteregolden 6 dakika sonra farkı ikiye çıkardı; City'li Heskey, Aston Villa'nın genç yıldızı Bradley Burrowes'in ortasında topu kafayla ağlara gönderdi.
İngiltere ikinci yarıda da gol pozisyonları yakaladı. Chelsea'den Chizaram Ezenwata'nın ceza sahası içinden yaptığı vuruş auta giderken, Williams-Barnett'in kendi yarı sahasından yaptığı olağanüstü vuruş az farkla yandan dışarı çıktı. Williams-Barnett gol atamamış olsa da, İngiltere'nin iyi yaptığı her şeyin merkezindeydi. Savunmaya yardımcı olmak ve rakip ceza sahası çevresinde mükemmel dokunuşlar sergilemek için çok koştu. de bu oyuncunun performansını öne çıkardı.
Güney Kore stoperi Jung'un büyük bir hata yaparak topu uzaklaştırmaya çalışırken yaptığı sakarlık pahalıya mal oldu. Tehlikeyi savuşturmak isterken ayakları birbirine dolandı, tökezledi, düştü ve topu kendi ağlarına göndererek İngiltere'yi öne geçirdi. Böyle büyük bir sahnede genç bir oyuncunun bu kadar büyük bir hata yapması üzücüydü. Genç Aslanlar, bir sonraki turda Avusturya veya Tunus ile karşılaşacak.
Yorum & Analiz
Genç İngilizlerin bu galibiyeti, sadece skor olarak değil, oyun disiplini ve bireysel yeteneklerin uyumu açısından da önemli bir başarı. Özellikle Williams-Barnett'in performansı, gelecekte adından sıkça söz ettireceğinin sinyallerini veriyor. Orta sahada hem savunmaya destek verip hem de hücumda etkili olabilmesi, onu modern futbolun aradığı çok yönlü oyuncu tipine sokuyor.
Güney Kore'nin kendi kalesine attığı talihsiz gol ise, genç oyuncuların baskı altında nasıl etkilendiğinin acı bir örneği. Bu tür hatalar, futbolun doğasında var; ancak bu tür büyük turnuvalarda psikolojik sağlamlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Genç oyuncuların bu tür tecrübelerden ders çıkararak kariyerlerini daha sağlam adımlarla ilerletecekleri aşikar.
İngiltere'nin turnuvadaki şansı, bir sonraki turda karşılaşacakları takıma bağlı olacak. Avusturya veya Tunus'a karşı da aynı disiplin ve motivasyonla sahaya çıkmaları halinde, final yolunda önemli bir adım daha atabilirler. Ancak genç futbolcuların bu başarısının sürdürülebilir olması için, gelişimlerine ve mental olarak desteklenmelerine özen gösterilmesi gerekiyor.



