İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis de la Fuente, Arsenal'ın yıldız orta sahası Mikel Merino'yu öve öve bitiremedi. Tecrübeli teknik adam, Merino'nun Rodri ve Pedri kadar iyi olduğunu iddia etti.
Milli takım formasıyla harika bir performans sergileyen Merino, Salı günü İspanya'nın evinde Bulgaristan'ı 4-0 mağlup ettiği Dünya Kupası eleme maçında 2 gol kaydetti. Bu galibiyet, son Avrupa şampiyonunun eleme turlarındaki %100'lük başarısını sürdürmesine yardımcı oldu.
Arsenal formasıyla 2025-26 sezonunda Premier Lig'de oynadığı 7 maçın 6'sında görev alan ve 1 gol atan Merino, milli takımda adeta yeniden doğdu.
Merino, son 4 maçta attığı 6 golle dikkatleri üzerine çekerken, UEFA bölgesinde elemelerde sadece Erling Haaland ve Memphis Depay'in daha fazla golü bulunuyor.
Bulgaristan karşısındaki sansasyonel performansı sonrası İspanya Teknik Direktörü De La Fuente, Merino'nun sahadaki çok yönlülüğüne dikkat çekerek oyuncuyu övdü.
"O son derece komple bir oyuncu ve uyum yeteneği çok yüksek. Onun kadar çok yönlü oyuncu sayısı az. Onu aramızda görmek bir ayrıcalık. Rakipleri ve durumları süper bir şekilde okuyor. Pedri, Oyarzabal, Rodri gibi harika bir futbolcu... Olağanüstü bir kadromuz var," dedi De La Fuente.
De La Fuente ayrıca, "Bu bir tesadüf değil, ancak gol atmak için biraz şansa da ihtiyacınız var. Yıllardır oyunumun bu yönünü geliştirmek ve asistlerde daha belirleyici olmak istiyordum. Umarım bu seriyi devam ettirebilirim. Tüm takımlar fiziksel ve teknik olarak iyi hazırlanmış durumda. Düşük blokta bir oyuncu grubu oluşturduğunuzda bu her zaman zordur, ancak asıl başarı yarattığımız şans sayısında ve maçı baştan sona kontrol etmemizde yatıyor. Az zamanımız kaldı ve takım her şey kesinleşene kadar hiçbir şeyin kesin olmadığını biliyor. Şimdi kulübe odaklanma ve bu ivmeyi sürdürme zamanı," ifadelerini kullandı.
Arsenal, geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında forvet oyuncuları Gabriel Jesus ve Kai Havertz'i sakatlığa kurban verince, Mikel Arteta, Merino'yu Arsenal'in geçici 9 numarası yaptı.
İspanyol oyuncu, alışılmadık bir rolde olmasına rağmen görevlerini başarıyla yerine getirdi ve Arsenal, Premier Lig'i Liverpool'un ardından ikinci sırada tamamladı.
Merino daha sonra The Guardian'a yaptığı açıklamada, bu fikrin kendisine ilk önerildiğinde güldüğünü söyledi.
29 yaşındaki oyuncu, "Dubai'de bir antrenman kampındaydık ve Kai Havertz maalesef sakatlandı. Sakatlıklar salgını vardı ve hiç forvetimiz yoktu. Sosyal medyada, hatta arkadaşlarımdan bile benim forvette oynayacağım mesajlarını görüyordum ve sadece gülüyordum. İnsanların neler uydurduğunu, neler icat ettiğini düşünüyordum. Ancak Leicester maçından önceki sabah yürüyüşünde, analistlerden biri forvet olarak, sahte dokuz olarak oynamaktan bahsetti: top almak için geriye gel, stoperleri sabitle. Nasıl hissettiğimi sordu, bununla iyi olup olmadığımı? Ben de 'Ne gerekiyorsa' dedim. Bence bunu kasten yaptılar, bana son dakikaya kadar söylemediler çünkü her şeyi kontrol altında tutmayı, çok fazla bilgiye sahip olmayı sevdiğimi biliyorlar ve daha önce söylemeyerek stresi ortadan kaldırdılar," dedi.
Bulgaristan galibiyetiyle birlikte, mevcut İspanya kadrosu, rekabetçi maçlarda 29 maçlık yenilmezlik rekorunu egale etti.
Bu rekora daha önce Vicente del Bosque'nin efsanevi Dünya Kupası'nı kazanan takımı imza atmıştı. Avrupa şampiyonunun Kasım ayında Gürcistan ve Türkiye ile maçları bulunuyor.
Yorum & Analiz
Luis de la Fuente'nin Mikel Merino'ya yaptığı övgüler oldukça dikkat çekici. Merino'nun çok yönlülüğü ve oyun zekası tartışılmaz; ancak onu Rodri veya Pedri seviyesinde görmek, biraz abartılı bir yaklaşım olabilir. Rodri, pozisyonunda dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilirken, Pedri'nin yeteneği ve potansiyeli de ortada. Merino'nun bu iki oyuncuyla aynı seviyede olup olmadığı, zamanla göstereceği performansla daha net anlaşılacaktır.
Merino'nun Arsenal'deki performansı da önemli bir gösterge olacak. Mikel Arteta'nın onu farklı pozisyonlarda değerlendirmesi, oyuncunun adaptasyon yeteneğini ortaya koysa da, istikrarlı bir şekilde belirli bir rolde oynaması, gelişimine daha fazla katkı sağlayacaktır. Özellikle forvet hattında yaşadığı sakatlıklar nedeniyle Merino'nun ileri uçta görev yapması, onun için farklı bir deneyim olmuş olabilir; ancak orta saha, oyuncunun asıl mevkisi ve burada göstereceği performans, milli takım için de belirleyici olacaktır.
İspanya'nın 29 maçlık yenilmezlik serisi, takımın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak bu seriyi sürdürmek kolay olmayacak. Özellikle Türkiye ile oynayacakları maç, hem saha içinde hem de saha dışında büyük bir mücadeleye sahne olacak. İki ülke arasındaki rekabet, maça ayrı bir boyut katarken, İspanya'nın bu zorlu deplasmandan galibiyetle ayrılması, takımın Dünya Kupası'na doğrudan katılma yolunda önemli bir adım olacaktır.



