İngiltere Milli Takımı kaptanı Harry Kane, gol yollarındaki yüksek verimliliğini koruyor olsa da, herkes onun milli takımdaki rolünü aynı şekilde değerlendirmiyor. İngiliz medyası "The Observer" gazetesinin genel yayın yönetmeni yardımcısı Giles Whittel, kısa süre önce yazdığı bir makalede Kane'in etkinliği konusunda şüphelerini dile getirdi.
Harry Kane'de o sihirli dokunuş olmamasına rağmen, teknik direktör Tuchel, Dünya Kupası elemelerinde onu kaptan olarak görevlendirmekte ısrarcı. Bu makaleyi yazmak için araştırma yaparken, Kane'in gollerinin bir derlemesini izledim ve 76. saniyede ilginç bir sahne ortaya çıktı: Kane, sol ayağı etrafında dönerek sağ ayağıyla şut çekiyor. Bunun dışında, sürekli aynı yöne bakıyor ve aynı şeyi yapıyor: topu ağlara yuvarlamak, köşe gönderine doğru koşmak, kolları piston gibi hareket ediyor, avuç içleri yanlarına yapışmış ve yüzünde kasvetli bir ifade.
Kane'in golleri bir metronom gibi kusursuz, ancak asıl uzmanlığı İngiltere'ye büyük turnuvalarda şampiyonluk kazandıramamak ve yeni bir büyük turnuva yaklaşıyor. İngiltere'nin Andorra'yı 2-0 yendiği maçın ardından, salı günü yerel saatle Dünya Kupası elemelerinde Sırbistan ile karşılaşacak ve teknik direktör Tuchel, Kane'in hem kaptan hem de forvet olarak sahada kalmasını istediğini açıkça belirtti.
İşte böyle, çözüm karara bağlandı. Bundan sonraki senaryo şöyle olacak: Herkes Kane'i takımın en önemli değeri olarak görecek, onun takımı zafere taşımasını bekleyecek ve o yine hayal kırıklığı yaratacak. Aynı davranışları tekrarlayıp farklı sonuçlar bekleme davranışına delilik diyorsanız, bu futbol sahasındaki delilik. Ya da bir tür sakinleştirici almış gibi: tüm İngiliz futbol sistemi uyuşturucu kullanmış gibi görünüyor.
Kane'in hayranları diyecek ki: Ama o milli takım için 73 gol attı, Tottenham için 213 gol attı, Bayern için 50 maçta 55 gol kaydetti, orta sahadan attığı o inanılmaz golü görmediniz mi?
Ben ve benim gibi düşünenler ise şunu söyleyebiliriz: Evet, doğru, ama Kane'in İngiltere formasıyla attığı gollerin çoğu San Marino ve Faroe Adaları gibi zayıf rakiplere karşı. Elimdeki diş izlerini görüyor musunuz? Bunlar, geçen yılki Avrupa Şampiyonası finalinde Kane'in tüm maç boyunca uyurgezer gibi dolaşması üzerine kendimi ısırmam sonucu oluştu. WTF'nin ne anlama geldiğini biliyor musunuz? İngiltere'de 68 milyon insan varken neden illa Kane'i seçmek zorundayız?
Dünya Kupası'nı kazanmak için sihirli bir dokunuşa ihtiyaç var, ama Kane'de o yok. Onda olan tek şey, ceza sahası içindeki soğukkanlılığı. Kane, mutlu bir ailesi olan iyi bir adam gibi görünüyor, ancak coşku konusunda Pazar günü süpermarkette satılan hazır yemekler gibi tatsız. O, bir astronot gibi yeryüzündeki zamanı durdurabiliyor, ancak bu övgü değil.
Eğer hala Kane'den vazgeçemiyorsak, o zaman geçmişteki yıllardan hiçbir farkı yok demektir: Kane'i hücuma sürmek, sonuç olarak üç Avrupa Şampiyonası ve iki Dünya Kupası'nda sıfır başarı elde etmek. Artık başka birini denemenin zamanı geldi.



