REKLAM
REKLAM

PSG'de Tuchel dönemi şoku: Soyunma odası paramparça, barut fıçısıymış!

Editör
PSG'de Tuchel dönemi şoku: Soyunma odası paramparça, barut fıçısıymış!
REKLAM

Yapay zeka destekli çeviri, 24SportNews editör ekibi tarafından doğrulanmıştır. Editöryel ilkeler

İlgili sayfalar:La Liga,Ligue 1

24 Nisan tarihinde Daily Sports'un Paris muhabiri olan İspanyol gazeteci Andrés Onrubia, Fransız futboluna dair derinlemesine bir röportaj verdi. Onrubia, futbol dünyasına olan tutkusunun onu nasıl bu noktaya getirdiğini ve Fransız ligindeki gözlemlerini aktardı. Bu özel mülakat, Fanatik ve NTV Spor gibi önde gelen spor yayınlarında görebileceğiniz tarzda, futbolseverlerin ilgisini çekecek detaylarla dolu.

En çok etkilendiği maç sorulduğunda, Onrubia hemen 2004'teki Real Madrid - Monaco karşılaşmasını hatırladı. "Çocukken Morientes'e hayrandım, santrafor oynadığım için onu özellikle takip ederdim," dedi. O yıl Monaco'nun Real Madrid'i elemesi onun zihnine kazınmış. Onrubia, babasının da koyu bir Real Madrid taraftarı olduğunu ve ailece her maçı izlediklerini ekledi. Ayrıca, Lyon'a karşı oynadıkları bir dönemde Real Madrid'in üst üste deplasmanlarda kaybettiği maçları da anımsattı.

Hobisinin işe dönüşmesi süreci uzun ve meşakkatli olmuş. İlk 5-6 yıl boyunca paylaşımlarının neredeyse hiç yankı bulmadığını dile getirdi. Ancak Onrubia, bunu yayılmak için değil, tamamen spor aşkından yaptığını vurguladı. "Bir dönem neredeyse bir takıntı haline gelmişti. Başkaları Cuma akşamları dışarı çıkarken, ben evde tüm Fransız liglerini izlerdim," diyerek o günleri anlattı. İlginçtir ki, hesabını açtığında gazeteci olmayı hiç düşünmemiş; kendisi hukuk eğitimi almış, ailesi de hukuk alanında faaliyet gösteriyormuş. Ancak zamanla yaptığı işlerin beğenilmesiyle bu yolu ciddi ciddi düşünmeye başlamış ve biraz da şanslı olduğunu belirtiyor. 2012'de Ligue 1'i takip etmeye başladığında, tam da Paris Saint-Germain'in (PSG) büyük yıldızlar transfer etmeye başladığı döneme denk gelmiş. 2021'de ise Messi'nin gelişiyle Ligue 1'e olan ilginin katlandığını ile de takip ettiğini belirtti.

Messi'nin PSG'ye katıldığı yılı ise "O yaz tam bir çılgınlıktı," diyerek tarif etti. Mbappe'nin Real Madrid'e gitme ihtimali konuşulurken, aniden Messi'nin PSG'ye katılmasıyla kendisinin Reims'teki ilk maçını takip etmek üzere görevlendirildiğini söyledi. O hafta yaptığı haberlerin büyük yankı uyandırdığını, zira o dönem İspanya'da Fransız futbolunun çok az konuşulduğunu belirtti. Messi'nin Ligue 1'deki ilk maçındaki atmosferi ise "Sahne inanılmazdı, stadyum tıklım tıklımdı. Messi ısınmaya çıktığında herkes video çekmeye başladı, sahadaki maçın nasıl gittiği kimsenin umurunda değildi. Ligue 1'de böyle bir sahneye hiç tanık olmamıştım," sözleriyle özetledi.

Mbappe'siz PSG'nin daha iyi olacağı yönündeki tartışmalara da değindi. Onrubia, Enrique'nin sözlerinin yanlış anlaşıldığını düşündüğünü belirtti. "Enrique 'gelecek yıl daha güçlü olacağız' derken, Mbappe'nin yokluğuna özel bir atıf yapmıyordu. Mbappe ayrılmadan önce, oyuncunun takımda kalmasını istediğini açıkça belirtmişti," dedi. Enrique'nin çok titiz bir teknik direktör olduğunu ve oyuncuların pozisyonlarını değiştirmeyi sevdiğini, Mbappe'nin ise serbest oynamayı seven bir oyuncu olarak takımın genel işleyişini etkileyebileceğini söyledi. Ancak normal şartlarda Mbappe'nin takıma kattığı değerle maçların %99'unun kazanılabileceğini de ekledi.

Real Madrid'in mevcut sorunlarının, MNM (Messi, Neymar, Mbappe) üçlüsüne sahip PSG'yi anımsattığı yönündeki tespiti ise oldukça çarpıcı. "Soyunma odası bölünmüştü, bir tarafta Güney Amerikalı oyuncular, diğer tarafta Fransız oyuncular vardı; tam bir barut fıçısıydı," ifadelerini kullandı. Bu takımın darbeye dayanamadığını ve Bernabeu'da çöktüğünü belirtti. Şanssızlıklarının da olduğunu, o maç aslında iyi oynadıklarını ekledi. İkinci yıl ise Dünya Kupası'nın büyük etkisi olduğunu, Messi'nin form düşüklüğü yaşadığını, Neymar'ın sakatlandığını ve Mbappe'nin fiziksel olarak en iyi durumda olmadığını söyledi. Geçmişte oyuncuların teknik direktörün üzerinde olduğunu, şimdi ise teknik direktörün projenin asıl lideri olduğunu vurguladı.

PSG'nin en iyi transferinin Enrique olup olmadığı sorusuna ise tereddütsüz "Kesinlikle," yanıtını verdi. Takıma geldiğinde ilk iş olarak Neymar ve Verratti'ye kendilerini kullanmayı düşünmediğini söylediğini anlattı. Enrique'nin belirgin özelliklere sahip, oyuncuların sürekli hareket ettiği, fiziksel olarak güçlü bir takım yarattığını ve rakamların her şeyi anlattığını belirtti.

Fransa'da henüz pek tanınmayan ama dikkat edilmesi gereken hangi oyuncular olduğu sorusuna ise birkaç isimle yanıt verdi. Monaco'dan Akliouche'nin şimdiden biraz ün kazandığını, olağanüstü bir yeteneğe sahip olduğunu ve gelecekte büyük bir kulübe transfer olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Lens'ten Sangare'nin de dikkat çekici olduğunu ve sık sık Seydou Keita ile karşılaştırıldığını belirtti. Lille'den Pardo'nun ise çok beğendiği bir oyuncu olduğunu, hâlâ İspanya Milli Takımı'nda oynama hakkı bulunduğunu ve yetenekli, dripling yapan bir kanat oyuncusu olduğunu söyledi. Bir diğer sevdiği genç oyuncunun ise Nantes'ten Abline olduğunu, kendisinin bir santrafor olduğunu ve Nantes'in küme düşme ihtimali nedeniyle kesinlikle transfer olacağını düşündüğünü belirtti.

Ligue 1'in sadece PSG'den ibaret olmaması için daha neler yapması gerektiği konusunda ise ana sorunun yetersiz yatırım olduğunu düşündüğünü söyledi. Bazı kulüplerin veya projelerin yatırım aldığını, ancak bu yatırımların genellikle kârlı olmadığını belirtti. Bir diğer sorunun ise en iyi oyuncuların Ligue 1'den çok erken ayrılması olduğunu ifade etti. Belki ligdeki harcamaların kısıtlanması veya bir tür finansal fair play politikasının uygulanması gerekebileceğini, ancak bunun Fransa'da zaten var olup olmadığından emin olmadığını ekledi. Ayrıca, birçok takımın çok yüksek maaş yükü altında olduğunu ve gençlik akademilerinin geliştirilmesine ve uzun vadeli planlamaya öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yorum & Analiz

Andrés Onrubia'nın aktardıkları, Fransız futbolunun son yirmi yıllık dönüşümünü ve özellikle de Ligue 1'in küresel çaptaki yükselişini çok boyutlu bir perspektiften sunuyor. Özellikle Messi'nin PSG'ye transfer olduğu döneme dair kişisel gözlemleri, o anki medyanın ve taraftarın yoğun ilgisini gözler önüne seriyor. Bu durum, sadece bir transfer hikayesi olmanın ötesinde, bir futbol liginin nasıl küresel bir marka haline gelebileceğinin de bir göstergesi niteliğinde. Onrubia'nın futbol tutkusundan mesleki kariyere uzanan yolculuğu ise, sektördeki genç yeteneklere ilham verecek türden.

Mbappe'siz PSG tartışması ve Enrique'nin liderlik vasıflarına değinilmesi, modern futbolun taktiksel ve yönetimsel dinamiklerini anlamak açısından kritik önem taşıyor. Onrubia'nın, Enrique'nin Messi-Neymar-Mbappe üçlüsünün yol açtığı "barut fıçısı" ortamını nasıl dağıttığına dair yorumları, teknik direktörün sadece taktiksel dehanın ötesinde, bir lider olarak takım kültürünü şekillendirmedeki rolünü vurguluyor. PSG'nin artık oyuncu odaklı olmaktan çıkıp teknik direktörün vizyonuna bağlı bir yapıya kavuşması, uzun vadeli başarı için atılan önemli bir adım olarak okunabilir.

Ligue 1'in geleceğine dair dile getirilen endişeler ve öneriler, Fransız futbolunun sürdürülebilirlik sorunlarına işaret ediyor. Yetersiz yatırım ve genç yeteneklerin erken yaşta Avrupa'nın büyük liglerine göç etmesi, Ligue 1'in rekabetçiliğini uzun vadede nasıl etkileyeceği konusunda önemli soruları beraberinde getiriyor. Onrubia'nın alt liglerden potansiyel yıldız adayları önermesi ise, ligin hâlâ bir yetenek havuzu olduğunu gösteriyor. Ancak bu yeteneklerin ligde tutulması ve ligin genel çekiciliğinin artırılması için finansal fair play ve altyapı yatırımlarına daha fazla önem verilmesi gerektiği açıkça ortada.

İlgili Haberler