Efsanevi Manchester United orta saha oyuncusu Paul Scholes, otistik oğlu Aiden'a bakmak için canlı maçlardaki televizyon yorumculuğunu bıraktı. Scholes, Aiden'ın düzenli bir rutine sahip olmasını sağlamak için bu kararı aldı.
"Stick to Football" podcast'inde yaptığı samimi açıklamalardan sonra Paul Scholes, Instagram'dan kendisine gönderilen destek mesajları için takipçilerine teşekkür etti. Scholes, TNT Sports'un Avrupa Ligi yayınlarını bırakma kararını duyurmamış ve yakın arkadaşları Roy Keane, Gary Neville, Jill Scott ve Ian Wright, bu kararın gerçek nedenini bilmiyordu.
Scholes, Aiden'a bakmanın zorluklarını anlattı ve oğlunu "ağır otistik" olarak tanımladı. Scholes, "Konuşamıyor. Konuşamadığında, düşündüğümüzden çok daha fazlasını anladığını düşünüyorum. Sesler çıkarıyor, ancak ne söylediğini sadece ona yakın olan insanlar anlayabilir. Otizmi var, ancak gerçekten ağır bir otizm. Isırma veya tırmalama gibi davranışları, sadece bir şeyleri anlamadığı için oluyor" dedi. gibi kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Scholes, oğlunun teşhisinden sonra futbol oynamak istemediğini ve bu durumun performansını olumsuz etkilediğini de belirtti.
Scholes, Instagram'da şunları yazdı: "Aiden ile ilgili Overlap röportajından sonra nazik mesajlarınız için herkese teşekkür etmek istiyorum. Özellikle babalardan gelen tepkiler, bu konunun konuşulmasının ne kadar yardımcı olduğunu gösteriyor. Benzer durumda olan bir ebeveynden aldığım bir alıntı beni çok etkiledi: 'Benim işim, oğlumdan/kızımdan bir gün daha fazla yaşamak'. Neyse, hafta sonu geldi, biraz içelim ve futbol izleyelim... Haydi Salford!"
Scholes, Aiden'ın perşembe akşamları evde olmaması durumunda huzursuzlandığını ve "Stick to Football" gibi podcast'lerin ve Nicky Butt ile birlikte yaptığı "The Good, The Bad and The Football" adlı yeni programının ona daha uygun olduğunu açıkladı. Ayrıca, kulübün kimi transfer etmesi gerektiğine karar verme ve onları ikna etme konusunda teknik direktör olarak Salford City ile çalışmaya devam ediyor. Şuan yaptığı her işi Aiden’ın rutinlerine göre planlıyor.
Yorum & Analiz
Paul Scholes'un bu açık yürekliliği, sadece bir futbol efsanesinin ailevi sorumluluklarını yerine getirme çabasını değil, aynı zamanda otizmle mücadele eden ailelere umut ışığı oluyor. Birçok sporcu ve ünlü isim, benzer sorunları kamuoyuyla paylaşmaktan çekinirken, Scholes'un bu adımı, farkındalık yaratma ve benzer durumda olan ailelere yalnız olmadıklarını hissettirme açısından büyük önem taşıyor.
Scholes'un futbol kariyerindeki iniş çıkışları, Aiden'ın teşhisinden sonra yaşadığı zorluklarla daha da karmaşık bir hale gelmiş. Sir Alex Ferguson'un bu durumu anlaması ve Scholes'a destek olması, bir menajerlik örneği olarak da değerlendirilebilir.
Scholes'un bu kararı, modern futbolun ve sporcu hayatının sadece başarıdan ibaret olmadığını, insanı insan yapan değerlerin ve sorumlulukların da en az o kadar önemli olduğunu gösteriyor. Futbol dünyasındaki yıldızların bu tür konulara eğilmesi, toplumun bilinçlenmesine ve otizmle ilgili önyargıların kırılmasına yardımcı olabilir.
Bu durum aynı zamanda, sporcuların psikolojik sağlıklarının ne kadar önemli olduğunu da gözler önüne seriyor. Scholes'un açık yürekliliği, diğer sporculara da ilham kaynağı olabilir ve onları benzer konularda konuşmaya teşvik edebilir.



