13 Mayıs'ta gerçekleştirilen basın toplantısında Real Madrid Başkanı Florentino Pérez, İspanyol gazetesi ABC'ye sert tepki gösterdi. Toplantı öncesinde ABC'nin, yönetim kurulu toplantısına girmeden önce Pérez'in yakın çevresine "Gerçekten çok yoruldum" dediğini iddia etmesi büyük yankı uyandırmıştı. Bu iddialar, efsanevi başkanı adeta çileden çıkardı.
Pérez, iddiaları şiddetle yalanlayarak, "Beni çok seven o gazete ABC, yönetim kurulu toplantısından önce 'Çok yorgunum' dediğimi yazmış. Sizce içeri girmeden önce böyle bir şey söyler miyim? David Sánchez de Castro, orada mıydın? Seninle selamlaşmak ve neden böyle bir şey yayınladığını sormak isterim. Sabahın erken saatlerinde kalkıyorum ve en geç yatan benim; bir hayvan gibi çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Başkanın bu sözleri, kulübüne olan bağlılığının ve yoğun çalışma temposunun bir göstergesiydi.
ABC'yi ve bağlı olduğu Vocento grubunu hedef alan Pérez, "ABC, Vocento grubuna ait. Relevo'yu kurdular, ne olduğunu biliyorsunuz değil mi? La Liga ile iş birliği yaparak özel bir dijital gazete oluşturdular ve ömrü boyunca 25 milyon avro zarar ettiler. La Liga para ödemeyi bıraktığında, Telefonica ve Telecinco'ya kimin para ödemek isteyeceğini sormaya gittiler. Tek amaçları Real Madrid'e ve başkanına saldırmak" diyerek ağır suçlamalarda bulundu.
Başkan, kişisel bir hayal kırıklığını da dile getirdi: "Üzgünüm, çünkü babam eskiden hep ABC okurdu, yıllar önce bana da abone yapmıştı. Ama şimdi ABC aboneliğimi iptal etmeye karar verdim, bu şekilde babamı daha iyi anacağım, o da bana teşekkür edecektir. ABC bunu nasıl yapabilir? Kimse gazetelerini almıyor, hiç kimse almıyor ama orada ayrılık yaratıyorlar. Burada ABC aboneliğimi iptal edeceğimi duyuruyorum, babamı bu şekilde daha iyi anıyorum." Toplantıda ABC muhabiri Rubén Cañizares ile de tartışan Pérez, "Bugün yazdıkları iki makaleye bakın, futbol bilip bilmediğini bilmediğim bir kadın tarafından yazılmış" diyerek tepkisini sürdürdü.
Real Madrid'in toplamda 66 futbol ve basketbol şampiyonluğu kazandığını vurgulayan Pérez, "Tüm dünya ne olduğunu anlamıyor. Ayrılmayacağım, ayrılan son üye ben olacağım. Real Madrid'in sahibi üyelerdir, eğer birisi başkanlık seçimine katılmak istiyorsa, orada boş yere böbürlenmesin, doğrudan aday olsun" diyerek meydan okudu. Ayrıca 2000 yılında Roberto Carlos veya Illgner'in maaşlarını ödeyebilmek için 170 milyon avro teminat verdiğini hatırlatarak, adayların da benzer garantiler sunması gerektiğini belirtti.
Pérez, sözlerini "Oluşan bu Real Madrid karşıtı dalgayı bitirmek istiyorum. Seçimler yapacağız, üyelerin çıkarlarını savunmak için bunu yapmak zorundayım. Bazıları Real Madrid'i, inşa ettiğimiz bu dünyanın en büyük kulübünü ele geçirmek istiyor" diyerek noktaladı. Bu açıklamalar, kulüp içindeki ve dışındaki güç mücadelelerinin ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yorum & Analiz
Florentino Pérez'in ABC gazetesine yönelik bu sert çıkışı, İspanyol futbol medyasındaki gergin atmosferi ve Real Madrid ile bazı yayın organları arasındaki derin çatışmayı bir kez daha ortaya koyuyor. Pérez, kulübün çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan ve gerektiğinde en güçlü şekilde savunmaktan çekinmeyen bir lider profili çiziyor. Bu tür bir medya savaşı, Süper Lig projesi gibi konularda Real Madrid'in La Liga ve UEFA ile yaşadığı anlaşmazlıkların bir yansıması olarak da okunabilir. Kulübün başkanının bu denli açık sözlü ve saldırgan bir ton kullanması, durumun ciddiyetini ve Pérez'in kişisel olarak hedef alındığını hissettiğini gösteriyor.
Pérez'in "çok yorgunum" iddialarını "hayvan gibi çalışıyorum" diyerek reddetmesi, onun Real Madrid'e olan bağlılığının altını çizerken, aynı zamanda medyanın kendisi hakkındaki algısını manipüle etme çabalarına karşı direncini de sergiliyor. ABC gazetesini La Liga ve Relevo ile ilişkilendirmesi, bu medya kuruluşlarının Real Madrid aleyhine bir "kampanya" yürüttüğü inancını güçlendiriyor. Kulübün kazandığı 66 şampiyonluk gibi başarıları hatırlatması, bu saldırılara karşı en güçlü yanıtın sahadaki başarılar olduğunu düşündüğünü gösteriyor.
Aboneliğini iptal etme kararı ve potansiyel adaylara yönelik "çıksınlar aday olsunlar" çağrısı, Pérez'in hem medya üzerindeki etkisini kırmaya çalıştığını hem de kendi liderliğine olan inancını pekiştirdiğini gösteriyor. Bu hamleler, Real Madrid üyelerine doğrudan seslenerek, kulübün geleceği üzerindeki kontrolünü kimsenin ele geçirmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Önümüzdeki seçimler ve medyanın bu olaylara vereceği tepkiler, İspanyol futbol gündemini uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor ve bu gerilim, Real Madrid'in gelecekteki stratejilerini de şekillendirebilir.



