NBA'de 2025-26 normal sezonunun En Değerli Oyuncusu (MVP) ödülü, beklendiği gibi üst üste ikinci kez Oklahoma City Thunder'ın yıldızı Shai Gilgeous-Alexander'ın oldu. Bu tarihi başarı, onu NBA tarihinde art arda MVP seçilen 14. oyuncu yaparken, aynı zamanda bu unvanı üst üste kazanan dördüncü yabancı oyuncu unvanını da beraberinde getirdi. Yunan, Sırp ve Kanadalı yıldızların (Giannis, Jokic ve SGA) küçük pazar takımlarında art arda MVP olması, Milwaukee, Denver ve Oklahoma City gibi şehirlerin yabancı basketbolcular için adeta bir altın çağ yaşandığını gözler önüne seriyor.
Bir ay önce kaleme aldığım bir yazıda 2025-26 sezonu MVP'si olarak Shai Gilgeous-Alexander'ı işaret etmiştim ve tahminlerim doğru çıktı. SGA, bu sezon ortalama 31 sayı, 4 ribaund ve 7 asistlik inanılmaz istatistiklerinin yanına 1.4 top çalma ve 0.8 blok ekleyerek parmak ısırtan bir verimlilik sergiledi. Saha içi isabeti yüzde 55, üç sayı isabeti yüzde 39 ve serbest atış isabeti yüzde 88 ile bu kadar yüksek bir üretkenliği, maç başına sadece 2.2 top kaybıyla dengeleyerek mükemmel bir performans ortaya koydu. İki sayılık atışlarda yüzde 60 isabetle oynayan SGA, orta mesafe atışlarda ligin en çok deneyen ikinci, en isabetli birinci oyuncusu olmayı başardı.
Kanadalı süperstar, Wilt Chamberlain'ın art arda 20+ sayı bulma rekorunu geride bırakırken, 26 maçta üçüncü çeyrek bitmeden kenara gelerek takımına rahat galibiyetler getirdi. Kritik anlarda ligin en skorer oyuncusuydu ve durumu eşitleyen veya öne geçiren 22 atış isabeti kaydetti. Thunder'ın sekiz önemli rotasyon oyuncusunun en az 10 maç kaçırmasına rağmen, SGA'nın liderliğinde takım ligin en yüksek galibiyet yüzdesine ulaştı. Takımının en skorer ismi olmakla kalmayıp, ikinci ve üçüncü en skorer oyuncuların toplamından daha fazla sayı üretti; aynı zamanda en çok asist yapan oyuncuydu, ikinci ve üçüncü en çok asist yapan oyuncuların toplamından daha fazla asist dağıttı. Jalen Williams'ın bu sezon sadece 33 maçta oynaması, SGA'nın omuzlarındaki yükü daha da artırdı. Sezon boyunca ligin en istikrarlı üç oyuncusundan biri olarak Jokic ve Kawhi Leonard ile birlikte gösterilen SGA, Thunder'ın hücumdaki temel direğiydi.
MVP yarışının diğer güçlü adayı Victor Wembanyama ise San Antonio Spurs'ü ligin en iyi ikinci galibiyet yüzdesine taşıdı ve üç sayılık atış çağının belki de en iyi savunma sezonunu geçirdi. İleri istatistikleri, Jokic ve Alexander ile birlikte zirvedeydi; art arda üçüncü kez blok kralı olması zaten tartışmasız bir başarıydı. Onun sahadayken rakiplerin iki sayılık atış yüzdesi yüzde 47 iken, o yokken bu oran yüzde 55'e fırladı; tam 8 puanlık bir düşüş gözlendi. Potaya yönelişler yüzde 23'ten 28'e, kısa mesafeli atışlar ise yüzde 22'den 26'ya çıktı, bu da rakipleri potadan bir adım daha uzağa ittiği anlamına geliyor. Spurs'ün savunması, o olmadan her 100 hücumda 10 sayı daha kötüydü. Onun savunması adeta bir coğrafya yarattı: O nerede ise, rakipler o bölgeye girmemeyi tercih etti.
Şimdi Alexander ödülünü aldı ve bu iki olağanüstü oyuncu Batı Konferansı Finali'nde kozlarını paylaşacak. Bu durum, 31 yıl önce Batı Finali'nde Hakeem Olajuwon'ın MVP seçilen David Robinson'ı izledikten sonra inanılmaz bir performans sergileyerek seriyi altüst etmesini hatırlatıyor. Wemby, Alexander'ın MVP ödülünü aldıktan sonra, kendisi oylamada ikinci sırada olmasına rağmen, Batı Finali 1. maçında sahaya nasıl bir enerjiyle çıkacak merak konusu. Bu arada, bugün Padova'da Aziz Antonio'nun kabrini ziyaret ettim. San Antonio Spurs'e bu seride şans getirmesini umuyorum.
Yorum & Analiz
Shai Gilgeous-Alexander'ın üst üste ikinci MVP ödülü, onun sadece istatistiksel bir canavar olmadığını, aynı zamanda oyunun inceliklerine hakim, eşsiz bir lider olduğunu kanıtlıyor. Genç ve dinamik bir Thunder takımını ligin zirvesine taşıması, sakatlıklarla boğuşan kadroya rağmen gösterdiği sarsılmaz liderlik, onun değerini katbekat artırıyor. SGA, modern NBA'in en verimli skorerlerinden biri olmasının yanı sıra, kritik anlardaki soğukkanlılığı ve top kayıpsız oyunuyla da diğer süperstarlardan ayrılıyor. Onun sessiz ama derinden gelen dominantlığı, ligdeki en iyi oyuncular arasında haklı yerini pekiştiriyor ve Oklahoma City'nin geleceği için umut vadediyor.
Victor Wembanyama ise henüz kariyerinin başlarında olmasına rağmen, savunmada bir devrim niteliğinde etki yaratıyor. Sahadaki varlığıyla rakiplerin hücum stratejilerini tamamen değiştirebilen, adeta bir "savunma coğrafyası" çizen Wemby, ligde benzeri görülmemiş bir yetenek. Onun blok krallığı ve pota altındaki caydırıcılığı, sayısal verilerle de destekleniyor ve şimdiden tüm zamanların en iyi savunmacılarından biri olmaya aday olduğunu gösteriyor. Hücumda da potansiyeli sınırsız olan Fransız yıldızın, Alexander'a karşı Batı Finali'nde sergileyeceği performans, hem onun MVP oylamasında ikinci kalmasının verdiği motivasyon hem de genel gelişim süreci açısından büyük önem taşıyacak.
Bu Batı Konferansı Finali, sadece iki muazzam yeteneğin mücadelesi değil, aynı zamanda NBA'in değişen yüzünün de bir yansıması olacak. Uluslararası yıldızların ligdeki dominantlığı ve küçük pazar takımlarının zirveye oynaması, basketbol dünyasında yeni bir dönemin habercisi. SGA ve Wemby arasındaki bu destansı kapışma, taktiksel derinliği, bireysel parlaklığı ve tarihi paralellikleriyle hafızalara kazınacak bir seriye işaret ediyor. Sakatlıklardan dönen oyuncuların katkıları ve koçların stratejileri, bu heyecan verici finalin kaderini belirleyecek anahtar faktörler arasında yer alacak.



