REKLAM
REKLAM

Amorim'in dörtlü savunma sistemi İtalyan basınında alkış topladı: Chukwueze en büyük kazançlı çıkacak!

Editör
Amorim'in dörtlü savunma sistemi İtalyan basınında alkış topladı: Chukwueze en büyük kazançlı çıkacak!
REKLAM

Yapay zeka destekli çeviri, 24SportNews editör ekibi tarafından doğrulanmıştır. Editöryel ilkeler

İlgili sayfalar:Serie A

Serie A'nın 5. haftasında Milan, San Siro'da ağırladığı Lecce'yi 3-0 gibi net bir skorla mağlup etti. Bu maçta Kırmızı-Siyahlılar'ın teknik direktörü Amorim'in takım dizilişinde yaptığı değişiklikler büyük beğeni topladı ve Milan basını tarafından da olumlu yorumlandı. Bu galibiyet, sadece üç puan getirmekle kalmadı, aynı zamanda önemli ve ilgi çekici bir taktiksel yeniliği de beraberinde getirdi.

Amorim yönetimindeki Milan, ilk kez istikrarlı bir şekilde dörtlü savunma düzenini benimsedi. Top rakipteyken 4-4-2'ye dönüşen ekip, hücumda ise 4-2-3-1 şeklinde pozisyon aldı. Bu tercih, Portekizli teknik adamın değişimini de gözler önüne serdi; zira artık elindeki oyunculara daha iyi adapte olabilmek için futbol felsefesindeki bazı detayları ve prensipleri değiştirmeye istekli olduğu görüldü.

Amorim, dün maç sonrası röportajında samimi bir açıklama yaparak, "Manchester United'da bir şey öğrendim: Her zaman aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleyemezsiniz." dedi. Bu sözler oldukça çarpıcıydı çünkü teknik direktörün, geçmişte 3-4-2-1 dizilişine katı bir şekilde bağlı kalan halinden ne denli uzaklaştığını çok iyi özetliyordu. San Siro'da Lecce karşısında Milan, çok daha yüksek bir taktiksel esneklik sergiledi.

Maçta Hilar ve Estupiñán'ın sol ve sağ bek pozisyonlarında görev alması, Modric ve Rabiot'nun orta sahada denge sağlaması dikkat çekti. Pulisic ise Gonçalo Ramos'un arkasında, rakip savunma hattı ile orta saha hattı arasında serbestçe dolaşma imkanı buldu. Bu değişiklikler sonucunda takımın topa sahip olma şekli daha tahmin edilemez hale geldi ve her ne kadar ilk yarıdaki pas temposu yavaş olsa da, hücum alanlarındaki oyuncu dağılımı daha mantıklı bir yapıya büründü.

Bu taktiksel değişikliğin en büyük faydalanıcısı şüphesiz Chukwueze oldu. Dünkü basın toplantısında De Winter, dörtlü savunmaya geçişin ardındaki derin nedeni açıklayarak, "Dörtlü savunmaya geçmemizin nedeni, Chukwueze'nin hücumda daha fazla enerji salmasını sağlamaktı." ifadelerini kullandı. Bu, tüm taktiksel ayarlamanın en düşündürücü noktası olabilir.

3-4-2-1 sisteminde kanat bek olarak görev yaparken, Nijeryalı milli oyuncu sürekli olarak geri koşma, boşlukları kapatma ve önleyici savunma gibi, doğuştan hücumcu bir oyuncu için pek de doğal olmayan görevleri yerine getirmek zorundaydı. Artık arkasında özel bir bek oyuncusunun korumasıyla Chukwueze, topu daha ileride alabiliyor, rakip savunmacılarla doğrudan yüzleşebiliyor ve enerjisini sezon başında oldukça parlak performans sergilediği bire bir dripling gibi güçlü yönlerine odaklayabiliyor. Bu, Amorim'in futbol felsefesine ihanet ettiği anlamına gelmiyor; aksine onun taktik sistemi katı dizilişlerden ziyade taktiksel prensiplere dayanıyor.

Aksine, teknik adam, genel dengeyi bozmadan oyuncuların bireysel teknik özelliklerini en üst düzeye çıkaracak en iyi taktiksel aracı arıyor. Haftalar süren taktiksel denemelerin ardından, Lecce karşısında ortaya çıkan bu "gerçek Milan", mevcut takım kadrosuna en uygun olabilecek yepyeni bir yolu işaret etmiş olabilir.

Yorum & Analiz

Amorim'in Milan'ı, Lecce karşısında elde ettiği 3-0'lık galibiyetle sadece üç puan almakla kalmadı, aynı zamanda taktiksel bir dönüşümün de sinyallerini verdi. Portekizli teknik adamın, özellikle 3-4-2-1 gibi belli bir dizilişe sıkışıp kalmadan, oyuncu materyaline göre taktiksel esneklik göstermesi, onun "eski ben"inden ne denli uzaklaştığını ortaya koyuyor. Bu, modern futbolda üst düzey teknik direktörlerden beklenen en önemli özelliklerden biri ve Amorim'in bu adaptasyonu, Milan'ın geleceği için umut verici.

Dörtlü savunmaya geçiş ve hücumda 4-2-3-1'e evrilme, özellikle Chukwueze gibi yetenekli bir hücum oyuncusunun potansiyelini maksimize etme amacı taşıyor. Nijeryalı oyuncunun, kanat bek pozisyonunda savunma sorumluluklarıyla boğuşmak yerine, daha serbest bir rolde bire bir becerilerini kullanması, takımın hücum etkinliğini artıracaktır. Pulisic'in "numara 10" benzeri bir rolde serbest hareket etmesi de, rakip savunmalar için öngörülemezliği artırarak daha fazla boşluk yaratmaya yardımcı oluyor.

Bu taktiksel değişiklik, aynı zamanda Amorim'in sadece bir diziliş saplantısı olmadığını, aksine futbol felsefesinin temel prensiplerini koruyarak, elindeki kadronun güçlü yönlerini öne çıkaracak yollar aradığını gösteriyor. Lecce maçı bir başlangıç noktası olabilir; bu yeni düzen, Milan'ın hem Serie A'da hem de Avrupa kupalarında daha istikrarlı ve başarılı bir performans sergilemesi için yeni bir kimlik kazandırmasına yardımcı olabilir. Takımın bu esnekliği ne kadar sürdürebileceği ve büyük maçlarda nasıl tepki vereceği ise merak konusu.

İlgili Haberler