Şampiyonlar Ligi yarı final ikinci maçında Arsenal, Emirates Stadyumu'nda Atletico Madrid'i ağırladı. 5 Mayıs Pazartesi gecesi, Türkiye saatiyle 22:00'da başlayan mücadelede ev sahibi Arsenal, ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. Maçın ilk yarısı, tempolu futbol ve tartışmalı anlarla dolu, nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu.
Mücadelenin 35. dakikasında Arsenal cephesinden penaltı itirazları yükseldi. Atletico Madrid ceza sahası içinde Trossard, Griezmann ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı ancak maçın hakemi oyunu devam ettirme kararı aldı. Bu pozisyonun ardından Arsenal atağı devam etti; Eze'nin pasıyla ceza sahası dışından Rice'ın çektiği şut, savunmaya çarparak kornere gitti.
İlk yarının son anlarında Arsenal aradığı golü buldu. 44. dakikada Saliba'nın ustaca ara pasıyla sağ kanattan ceza sahasına sokulan Gyökeres, arka direğe ortasını gönderdi. Trossard'ın şutunu kaleci Oblak başarılı bir şekilde kurtarsa da, dönen topu iyi takip eden Saka tamamlayarak fileleri havalandırdı ve takımını 1-0 öne geçirdi.
Maçın başlarında da heyecanlı anlar yaşandı. 2. dakikada Koke, Saka'ya yaptığı faulle dikkat çekerken, 6. dakikada Griezmann, Eze'ye yaptığı müdahale sonrası hakemden sözlü uyarı aldı. 8. dakikada Atletico Madrid, Griezmann'ın pasıyla ceza sahasında Alvarez'in vuruşuyla gole yaklaşsa da top direğin yanından auta gitti. 9. dakikada ise Arsenal adına Calafiori'nin uzak mesafeden çektiği şut üstten dışarı çıktı.
İlk yarı boyunca her iki takım da gol pozisyonları üretmekte zorlanmadı. 11. dakikada Griezmann'ın şutunu Raya kurtarırken, dönen topu tamamlamak isteyen Giuliano Simeone'nin vuruşu Rice'a çarparak dışarı gitti. 17. dakikada Saka, boş pozisyonda voleyi kaleye gönderemedi. 19. dakikada Ben White'ın pasıyla Gyökeres topa dokunamadı, ardından Gabriel'in şutu ise direğin dibinden auta çıktı.
Yine ilk yarıda, 24. dakikada Rice'ın etkili driplingi sonrası yaptığı pas savunma tarafından uzaklaştırılırken, 30. dakikada Atletico Madrid'de Marcos Llorente'nin şutu ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı. 33. dakikada Gabriel'in ceza sahasına gönderdiği top Oblak'ın kucağında kaldı. İlk yarıya 1 dakikalık uzatma eklendi ve Arsenal soyunma odasına 1-0'lık avantajla gitti.
Ev sahibi Arsenal, mücadeleye şu 11 ile başladı: Raya, Ben White, Saliba, Gabriel, Calafiori, Rice, Skkeliy, Eze, Saka, Trossard, Gyökeres. Teknik direktör Mikel Arteta'nın yedek kulübesinde ise maçın gidişatına göre hamle yapmaya hazır önemli oyuncular bulunuyordu.
Deplasman ekibi Atletico Madrid'in sahaya çıktığı 11 ise şöyleydi: Oblak, Ruggeri, Hantsco, Pubill, Lenormand, Koke, Marcos Llorente, Giuliano Simeone, Griezmann, Alvarez, Lookman. Diego Simeone de ikinci yarı için elinde çeşitli yedek seçeneklere sahipti.
Yorum & Analiz
Şampiyonlar Ligi yarı final gibi kritik bir aşamada, Arsenal'in ilk yarıda ortaya koyduğu futbol, Arteta'nın takımının bu turnuvadaki iddiasını net bir şekilde gösterdi. Kendi evinde erken gol arayan Topçular, özellikle kanatlardan Saka ve Gyökeres ile etkili olmaya çalışırken, orta sahada Rice'ın dinamizmi oyunun temposunu belirledi. Atletico Madrid ise bilindik Diego Simeone savunma kurgusuyla direnmeye çalıştı ancak Arsenal'in baskısı karşısında zaman zaman zor anlar yaşadı.
Maçın kilit anlarından biri, Trossard'ın penaltı beklediği pozisyondu; hakemin devam kararı maçın gidişatını etkileyebilecek bir karardı. Ancak Arsenal bu karardan etkilenmedi ve Saka'nın golüyle öne geçmeyi başardı. Saka, attığı kritik golle sadece skoru değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda sağ kanattan yaptığı koşular ve tehlikeli paslarla Atletico Madrid savunmasına sürekli sorun çıkardı. Oblak, kalesinde yaptığı kurtarışlarla Atletico'nun tamamen dağılmasını engelledi ve takımını ayakta tuttu.
Bu 1-0'lık devre arası skoru, ikinci yarı için büyük bir heyecan vaat ediyor. Arsenal avantajlı konumda olsa da, Atletico Madrid'in bu tür durumlarda ne kadar dirençli ve tehlikeli olabileceği biliniyor. İkinci yarıda Atletico'nun daha fazla risk alarak ileri çıkması beklenirken, Arsenal'in de bu baskıya karşı ne kadar sağlam duracağı ve skor avantajını koruyup koruyamayacağı merak konusu. Şampiyonlar Ligi finaline giden yolda bu gol, Arsenal için önemli bir adım olsa da, henüz hiçbir şeyin bitmediği açıkça ortada.



