Beşiktaş, teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde sezona adeta fırtına gibi bir başlangıç yaparak tüm dikkatleri üzerine çekti. UEFA Avrupa Ligi elemelerinde çıktığı ilk 4 maçı da kazanarak kalesini gole kapatan siyah-beyazlılar, İtalyan hocayla kulüp tarihinde eşine az rastlanır bir rekora imza attı. Bu etkileyici performans, Kara Kartal'ın yeni sezona ne denli iddialı girdiğinin sinyallerini veriyor.
48 yaşındaki tecrübeli teknik adam, Beşiktaş'ın Avrupa kupaları tarihinde göreve geldiği ilk 4 karşılaşmadan galibiyetle ayrılan ilk antrenör unvanını elde etti. Takım, bu süreçte sadece kazanmakla kalmadı, aynı zamanda rakiplerine gol şansı tanımayarak kusursuz bir savunma performansı sergiledi. Bu seri, hem taraftarları heyecanlandırdı hem de Avrupa sahnesinde takımın potansiyelini gözler önüne serdi.
Beşiktaş'ın Avrupa'daki bu destansı yolculuğunda rakipleri de belli oldu. İkinci eleme turunda Danimarka temsilcisi Midtjylland'ı deplasmanda 1-0, sahasında ise 2-0'lık net skorlarla geçmeyi başardı. Ardından üçüncü turda Çek ekibi Hradec Kralove karşısında da iki maçta da 1-0'lık galibiyetler alarak adını play-off turuna yazdırmayı garantiledi.
Vincenzo Italiano'dan önce Beşiktaş, Avrupa elemelerinde böylesine kusursuz bir başlangıca imza atamamıştı. 2000-2001 sezonunda Nevio Scala, 2007-2008'de Ertuğrul Sağlam ve 2010-2011'de Bernd Schuster yönetimindeki takımlar, ilk 4 maçlarında 3 galibiyet ve 1 beraberlik elde etmişti. Bernd Schuster ise Kara Kartal'ın başında Avrupa'da Porto'ya yenilene kadar 8 maçta 7 galibiyet ve 1 beraberliklik bir seri yakalamıştı, ancak bu Italiano'nun ilk 4 maçlık gol yemeden kazanma rekorundan farklı bir başarıydı.
Yorum & Analiz
Vincenzo Italiano'nun Beşiktaş'a gelişi, sadece bir teknik direktör değişikliğinden öte, kulübe yepyeni bir kimlik ve mentalite kazandırdığının ilk işaretlerini veriyor. İtalyan hocanın özellikle savunma disiplini ve takım organizasyonuna verdiği önem, kısa sürede sahaya yansıyarak bu tarihi Avrupa başlangıcını mümkün kıldı. Takımın sadece kazanmakla kalmayıp kalesini gole kapatması, sistemin ne denli doğru işlediğinin ve oyuncuların adaptasyon sürecini hızla tamamladığının somut bir göstergesidir.
Bu başarılı başlangıç, Beşiktaş için sadece Avrupa arenasında değil, Süper Lig'de de büyük bir moral ve özgüven kaynağı olacaktır. Italiano'nun takıma aşıladığı kazanma alışkanlığı ve disiplinli oyun yapısı, uzun soluklu bir sezon maratonunda kilit rol oynayacak. Ancak asıl test, takımın bu yüksek performans seviyesini ne kadar sürdürebileceği ve zorlu fikstürlerde de aynı istikrarı koruyup koruyamayacağı olacak.
Taraftarın da takıma olan inancını pekiştiren bu seri, önümüzdeki play-off turu ve olası grup aşamaları için umutları tazeledi. Beşiktaş'ın modern futbolun gerektirdiği hız, baskı ve kompakt savunma anlayışını başarılı bir şekilde harmanlaması, geleceğe dair olumlu sinyaller veriyor. Şimdi gözler, bu etkileyici serinin Süper Lig'e nasıl taşınacağı ve takımın zirve yarışındaki yerini nasıl sağlamlaştıracağı üzerinde olacak.



