A Milli Futbol Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi'ndeki tarihi mücadelesine bu akşam başlıyor! Avrupa futbolunun devleriyle ilk kez bu seviyede kozlarını paylaşacak olan Ay-Yıldızlılar, zorlu maratonun ilk maçında dünya devi Fransa'yı konuk ediyor. Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak bu dev karşılaşma, 25 Eylül 2026 Cuma akşamı saat 21.45'te başlayacak ve futbolseverler tarafından ATV ekranlarından naklen izlenebilecek. Mücadelenin düdüğünü Almanya Futbol Federasyonu'ndan tecrübeli hakem Felix Zwayer çalacak.
Türkiye için UEFA Uluslar Ligi'nde yepyeni bir sayfa açılıyor. B Ligi'nden A Ligi'ne yükselen Ay-Yıldızlılar, tarihinde ilk kez Avrupa'nın en güçlü ekipleriyle aynı platformda yer almanın heyecanını yaşıyor. Bu tarihi başlangıçta rakip, kadrosunda dünya yıldızlarını barındıran Fransa; Montella'nın öğrencileri için ilk sınav oldukça ağır geçecek.
Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın Fransa karşısındaki muhtemel 11'i şöyle şekilleniyor: Kalede Uğurcan Çakır, savunmada Zeki Çelik, Ozan Kabak, Abdülkerim Bardakçı ve Eren Elmalı görev alacak. Orta sahada Salih Özcan ve İsmail Yüksek'in enerjisiyle beslenecek Ay-Yıldızlılar, hücum hattında Arda Güler, Can Uzun, Kerem Aktürkoğlu ve Barış Alper Yılmaz gibi isimlerle gol arayacak.
Montella'nın hücum organizasyonunun merkezine yine genç süper yıldız Arda Güler'i konumlandıracağı öğrenildi. Ay-Yıldızlılar'ın genç maestrosunu serbest 10 numara rolünde kullanarak topla mümkün olduğunca fazla buluşturma hedefi bulunuyor. Türkiye, Fransa'nın ön alan baskısını kırdıktan sonra Arda'nın akıl dolu ilk paslarıyla Kerem Aktürkoğlu ve Barış Alper Yılmaz'ı geniş alanlarda etkili pozisyonlara sokmaya çalışacak.
Fransa'nın sahaya sürmesi beklenen yıldızlarla dolu 11'i ise şu şekilde: Kalede Mike Maignan, savunmada Jules Kounde, Dayot Upamecano, Maxence Lacroix ve Andy Diouf'tan oluşan dörtlü görev yapacak. Orta sahada Adrien Rabiot ve Eduardo Camavinga gibi dinamik isimlerin yanı sıra Michael Olise, Rayan Cherki ve Desire Doue hücumda yaratıcılık sergileyecek. Gol yollarında ise en büyük silahları şüphesiz Kylian Mbappe olacak.
Ay-Yıldızlılar için Fransa karşılaşması sonrası zorlu grup aşaması devam edecek. Türkiye, Fransa'yı ağırladıktan yalnızca üç gün sonra, 28 Eylül'de Bursa'da bir başka dev rakip İtalya ile karşılaşacak. Ardından deplasman serisi başlayacak; 2 Ekim'de Belçika'nın, 5 Ekim'de ise yeniden İtalya'nın konuğu olacağız. Grup aşaması, Kasım ayında oynanacak iki kritik maçla son bulacak: 12 Kasım'da İzmir'de Belçika'yı ağırlayacak, 15 Kasım'da ise Bordeaux'da Fransa ile rövanş maçına çıkarak lig etabını noktalayacağız.
UEFA Uluslar A Ligi statüsü gereği, dört grubun ilk iki sırasında yer alan takımlar doğrudan çeyrek finale yükselecek. Çeyrek finaller Mart ayında çift maçlı eleme sistemiyle oynanacak ve turu geçen dört ülke Haziran 2027'deki final turnuvasına katılma hakkı kazanacak. Bu nedenle Türkiye için temel hedef, Fransa, İtalya ve Belçika gibi güçlü rakiplerin bulunduğu altı maçlık bu maratonu ilk iki içinde tamamlamak. Üçüncü ve dördüncü sıradaki ekiplerin A Ligi'nde kalma durumu ise genel sıralamaya göre belirlenecek.
Montella, Fransa karşılaşmasının son hazırlığında özellikle savunmadan çıkış, rakibin ön alan baskısını kırma ve geçiş hücumları üzerinde durdu. İtalyan hoca, taktik bölümde Fransa'nın hızlı hücumcularına karşı savunma yerleşimini ve kontra ataklara karşı alınacak önlemleri oyuncularına detaylı bir şekilde aktardı. Bu önemli maç, Milli Takımımızın uluslararası arenadaki yeni gücünü ve potansiyelini test etme fırsatı sunacak.
Yorum & Analiz
Türkiye'nin UEFA Uluslar A Ligi'ne yükselmesi, ülke futbolu için milat niteliğinde bir başarıdır. Avrupa'nın devleriyle aynı seviyede rekabet etme fırsatı, hem oyuncularımızın gelişimine katkı sağlayacak hem de taraftarlara büyük heyecan yaşatacaktır. Ancak bu seviye, B Ligi'ndeki rahatlığın aksine her maçın büyük bir mücadele ve strateji gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Fransa gibi bir dünya devine karşı alınan her puan, hatta oynanacak her iyi futbol, geleceğe yönelik önemli bir yatırım olacaktır.
Vincenzo Montella'nın genç ve dinamik kadro tercihleri, bu zorlu grupta Ay-Yıldızlılar'ın en büyük silahı olacak. Arda Güler'in yaratıcılığı, Barış Alper ve Kerem'in delici koşuları, Türkiye'nin hızlı geçiş oyunları için umut vadediyor. Ancak savunma hattının Fransa'nın Kylian Mbappe liderliğindeki yıldızlarına karşı göstereceği performans, maçın kaderini tayin eden en kritik faktörlerden biri olacak. Disiplinli bir savunma anlayışı ve orta saha presi, galibiyet için olmazsa olmaz.
Bu maratonun sadece tek bir maçtan ibaret olmadığını unutmamak gerekir. Fransa, İtalya ve Belçika üçlüsüyle oynanacak altı maçlık süreç, Milli Takımımızın mental ve fiziksel dayanıklılığını maksimum düzeyde test edecek. A Ligi'nde kalıcılığı sağlamak ve hatta final turnuvası hayali kurmak için istikrarlı bir performans sergilemek şart. Bu akşamki Fransa maçı, bu uzun ve iddialı yolculuğun ilk ve belki de en önemli adımı olacak.



