REKLAM
REKLAM

De la Fuente'den Barça'ya Dünya Kupası sitemi: Onore etmezseniz başkaları eder

Editör
De la Fuente'den Barça'ya Dünya Kupası sitemi: Onore etmezseniz başkaları eder
REKLAM

Yapay zeka destekli çeviri, 24SportNews editör ekibi tarafından doğrulanmıştır. Editöryel ilkeler

İlgili sayfalar:La Liga

İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente, milli takımın yeni kadrosunu açıkladığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantıda sözleşme yenileme, yeni format, kadroya yeni katılan isimler ve İspanyol futbolunun genel durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

De la Fuente, sözleşme yenileme süreciyle ilgili sorulara net bir yanıt vererek, "Sözleşme yenileme hakkındaki tüm haberleri lütfen Federasyon'un resmi açıklamasına bırakın. İspanya Futbol Federasyonu, uygun zamanda ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaşacaktır," ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hocanın önceliğinin sahada olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yeni turnuva formatına dair eleştirilerini dile getiren tecrübeli teknik adam, "Ben şahsen bu formatı sevmiyorum, önceki formatı tercih ediyordum. Şimdi dört adet yüksek tempolu maç oynamak zorundayız, bunlardan bazıları uzun yolculuklar gerektiriyor. Daha uzun aralıklı ve oyuncu sağlığını daha iyi koruyan eski formatı tercih ederdim," diyerek oyuncu sağlığına verdiği önemi vurguladı.

Kadrodaki yeni yüzler Josep Martínez ve Roberto Fernández hakkında konuşan de la Fuente, Martínez'in kendisiyle birlikte U21 takımında da yer aldığını ve kendisine çok güvendiğini belirtti. "O, şu an Serie A ve İtalya Kupası şampiyonu, tamamen güvenilir bir üst düzey kaleci," dedi. Roberto Fernández için ise, "Onu uzun süredir takip ediyoruz ve şimdi onun fırsatı. Şu anda çok iyi durumda, 6 gol attı ve istediğimiz farklı tarzdaki forvet profiline tamamen uyuyor," ifadelerini kullandı.

Rodri ve Lamine Yamal'ın Altın Top adaylıklarıyla ilgili de konuşan de la Fuente, her ikisinin de İspanyol olduğunu ve bu ödülü bir İspanyol'un kazanmasını dilediğini söyledi. "İkisi de bu ödüle layık, bu onuru kazanacak yeterli yetenek ve kaliteye sahipler," diyerek oyuncularına destek verdi.

Ceuta'ya destek için çıkarılan özel formaya değinen hoca, "Bugün kendimi dün olduğundan daha çok Ceuta'lı hissediyorum ve Ceuta halkının yanındayım," şeklinde duygusal bir açıklama yaptı. Kadrodaki sürekliliği de değerlendiren de la Fuente, dünya şampiyonu olan çekirdek kadronun devam etmesinin doğal olduğunu, ancak yeni isimlere de kapılarının açık olduğunu ifade etti.

Çek Cumhuriyeti ile oynayacakları maç öncesi rakibin de İspanyol bir teknik direktör tarafından yönetilmesine değinen de la Fuente, İspanyol antrenör yetiştirme sisteminin rekabetçiliğini vurguladı. "Bu, altyapı eğitiminden kaynaklanıyor. Ülkemiz bu alanda çok erken adımlar attı ve bu sistemin başarısı yıllardır ortada. Son iki yılda büyük şampiyonluklar kazanınca insanlar bunu daha çok kabul etti," diyerek İspanyol futbol ekolünün önemini anlattı.

Sağ bek pozisyonu hakkında gelen bir soruya yanıt veren de la Fuente, Marcos Llorente'ye saygılarını sundu ve onun kararını desteklediğini belirtti. Sağ bek pozisyonunda Pedro Porro ve Eric García'nın bulunduğunu, ihtiyaç halinde U21 takımından Fresneda ve Espart gibi gençlerin de hazır olduğunu ekledi.

Dünya Şampiyonluğu sonrası endişeleri hakkında konuşan de la Fuente, "Tek endişem oyuncuların sağlığı, tüm oyuncularımızı bir araya getirebilir miyiz endişesi," dedi. Takımın doymayan bir karaktere sahip olduğunu vurgulayarak, "Cevap, 26 Eylül'de oynayacağımız İngiltere maçı. Bu takım asla durmayacak. Bir Dünya Kupası şampiyonluğuyla yetinmeyeceğiz, daha güçlü olmak istiyoruz," ifadeleriyle gelecek hedeflerini ortaya koydu. Maç tarihi düzeltilerek Türkiye saatiyle 21 Eylül Perşembe'yi 22 Eylül Cuma'ya bağlayan gece saat 02.00'dan, Türkiye saatiyle 26 Eylül Salı saat 16.00 olarak dönüştürülmüştür.

Kaledeki tercihleriyle ilgili de açıklama yapan hoca, Altın Top'ta en iyi kaleci adayları arasında 3 İspanyol oyuncunun olmasının dünyada eşsiz bir durum olduğunu belirtti. "Unai Simón şu anda dünyanın en iyi kalecisi, tüm kaleci rekorlarını kırdı... Ana pozisyonunu doğal olarak sürdüreceğiz. Diğer ikisi de süper kaleciler," diyerek kaleci havuzundaki zenginliğe dikkat çekti.

Dünya Kupası kazanan 8 Barcelona oyuncusunun kulübün işbirliği yapmaması nedeniyle resmi bir kutlama töreni alamaması konusundaki hayal kırıklığını dile getiren de la Fuente, "Bence çok yazık oldu, bu düzeyde bir tanınma sık rastlanan bir şey değildir. Nereye giderlerse gitsinler, herkes bu oyuncuların başarılarını takdir edip kutlayacaktır. Eğer kendi kulüpleri onlara bu tanınmayı vermezse, bu onuru onlara verecek başka yerler her zaman olacaktır," şeklinde konuştu.

Dünya Kupası finalinin İspanya'da yapılmamasını haksızlık olarak görüp görmediği sorulduğunda, "Kendi görüşümü söyleyebilirim. Her açıdan final İspanya'da yapılmalı. Şu an konuşmak için erken ama FIFA'nın İspanya'nın sunabileceği tüm avantajları: altyapı, stadyumlar vb. tam olarak değerlendireceğine inanıyorum," diyerek ülkesinin ev sahipliği potansiyeline güvendiğini ifade etti.

Fermín ve Huijsen'in dönüşüne de değinen de la Fuente, bu oyuncuların milli takıma seçilmek için gösterdikleri çabayı takdir etti. "Çok sıkı çalıştılar, tüm benlikleriyle kendilerini adadılar. Bu çok harika bir takım, bireysel olarak da kusursuzlar," dedi. Özellikle sakatlık geçiren Fermín'e destek mesajı gönderdi.

Avrupa Şampiyonası - Dünya Kupası - Avrupa Şampiyonası üçlemesini tamamlayıp tamamlayamayacağı sorulduğunda ise de la Fuente, hayatın zor olduğunu ve kazanılan maçlardan çok kaybedilen maçların olduğunu belirtti. "Şampiyonluk başarılarını tekrarlamak... Sadece kendimizi her zaman şampiyonluk yarışında tutmaya çalışacağız. Şimdi tüm takımların yenmek istediği bir numaralı rakibiz, bu başlı başına ek bir motivasyon," diyerek gelecek hedeflerini yineledi.

Huijsen'deki değişiklikleri değerlendiren de la Fuente, oyuncunun çok iyi durumda olduğu için kadroya alındığını ifade etti. En istikrarlı oyuncuların en iyi performansı gösterdiğini vurgulayarak, "Oyuncular rekabetin her zaman var olduğunu anlamalıdır. Takım arkadaşlarıyla birlikteyken saygı duymayı bilmeli, her zaman başkasının sizden daha iyi durumda olabileceği zamanlar vardır," dedi. Ayrıca, "Dünya Kupası sırasında stoper ikilimiz dünyanın en iyisiydi, pozisyonunu korumak için o kapıyı şiddetle açmak gerekiyor," diyerek rekabetin düzeyini gözler önüne serdi.

Kadronun seçimi sürecinin zorluğunu da dile getiren de la Fuente, "Tüm kadro seçim süreçleri çok karmaşıktır, bu sefer ne daha kolay ne de daha zordu. İşimiz her gün seçimlerimizi daha hassas hale getirmektir," ifadelerini kullandı. Son olarak, Martin Zubimendi'nin durumu hakkında konuşan hoca, onu dünyanın en iyi ikinci defansif orta sahası olarak nitelendirdi ve Arsenal'deki rekabete rağmen her zaman iyi performans gösterdiğini belirtti.

Yorum & Analiz

Luis de la Fuente'nin basın toplantısı, İspanya Milli Takımı'nın sadece geçmiş başarılarıyla yetinmeyip, geleceğe de iddialı bir şekilde baktığının net bir göstergesi oldu. De la Fuente'nin tecrübesi ve gençlere olan inancı, İspanyol futbolunun sürdürülebilir başarısı için kritik öneme sahip. Özellikle yeni turnuva formatına yönelik eleştirileri, modern futbolun getirdiği yoğun takvimlerin oyuncu sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmesi açısından oldukça yerinde.

Kadrodaki genç ve yetenekli isimlere verilen fırsatlar, İspanyol futbolunun altyapıdan gelen yetenek havuzunun ne denli geniş olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Josep Martínez ve Roberto Fernández gibi isimlerin milli takıma dahil edilmesi, mevcut çekirdek kadronun dinamizmini korurken, geleceğe yönelik yatırımların da devam ettiğini gösteriyor. Kaleci pozisyonundaki zenginlik ve Rodri ile Lamine Yamal gibi Altın Top adaylarının çıkması, İspanya'nın her alanda zirveye oynayan bir futbol ülkesi olduğunun altını çiziyor.

De la Fuente'nin taktiksel esnekliğe vurgu yapması ve her pozisyon için birden fazla alternatife sahip olduklarını belirtmesi, İspanya'nın farklı oyun senaryolarına adapte olabilme yeteneğini de ortaya koyuyor. Dünya Kupası finalinin İspanya'da oynanması gerektiği yönündeki tutumu ve oyuncu sağlığına verdiği önem, sadece saha içi başarıya odaklanmayan, aynı zamanda ülkesinin ve oyuncularının genel iyiliğini düşünen bir teknik direktör profili çiziyor. İspanya, bu yaklaşımıyla hem mevcut başarısını sürdürme hem de gelecek nesillere ilham verme potansiyeline sahip bir futbol ekolü olarak yoluna devam ediyor.

İlgili Haberler