NBA Batı Konferansı yarı final dördüncü maçında Los Angeles Lakers, Oklahoma City Thunder'a 110-115 mağlup olarak seriyi 0-4 ile kaybetti ve play-off'lardan elendi. Maç sonrası basının karşısına çıkan Deandre Ayton, takımın son çabasını ve kendi performansını değerlendirdi.
Muhabirlerin üçüncü çeyrekteki direnci ve geri dönüş çabası hakkında sorduğu soruya Ayton, "Dürüst olmak gerekirse, mücadele ruhu beni etkiledi. Taraftarlarımızın maçın içine bu kadar dahil olmasından ve bize o ivmeyi vermesinden dolayı minnettarım. Kritik anlarda hiçbir topu hafife almadık. Beşli beşli top mücadelelerini, yere düşen toplara atlayışımızı ve her topa meydan okuyuşumuzu sevdim. Son ana kadar her şeyimizi verdik ve son dakikalarda birkaç kritik savunma yaptık. Hayes de bu gece hem hücumda hem de savunmada harika iş çıkardı, potamızı korudu." şeklinde yanıt verdi.
Hayes'in bu gece play-off kariyer rekoru olan 18 sayı atması üzerine Ayton, "Onunla gerçekten gurur duyuyorum. Herkesin enerjisini yükseltti. Pota etrafında oynadığında, o bir oyun değiştirici. Bunu çok iyi yaptı ve bu gece takımın açıkça odaklandığı nokta, hücum ribaundlarında rakibin kısa oyuncularını cezalandırmak ve potaya baskı yaparak şutörlerimize üç sayılık atış fırsatları yaratmaktı. Taraftarlar bunu sevdi, o da olağanüstü oynadı." dedi.
G4'ün farklılığını soran muhabirlere Ayton, "Dürüst olmak gerekirse, tip-off'tan itibaren tam bir bağlılık sergilediğimizi söyleyebilirim. Koç ekibine bize sahada oynama güvenini verdikleri ve taktiklerine inandıkları için gerçekten minnettarım. Bazen yorgunluktan dolayı istikrarsız olsak da, çabamız yaptığımız hataları gerçekten telafi etti." yanıtını verdi.
LeBron James ile son maçınız olabilir mi sorusuna ise Ayton, "Hayır, henüz bunları düşünmedim. Elenmemize inanamıyorum. Şu an tek düşündüğüm bu ve kendime karşı çok hayal kırıklığına uğradım. Ama herkesin zihniyetinin iyi olmasına sevindim, her şeyi konuştuk ve şimdi ne olacağını göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Redick'in takıma mesajını aktaran Ayton, "Bu takımla gurur duyduğunu söyledi. Çok güçlü bir inancı var, bu onun NBA'deki 17. sezonu ve gerçekten hepimizle gurur duyuyor. Bu benim omuzlarımdan büyük bir yükü kaldırdı. Medya önünde de bana olan desteğini gösterdi. O harika bir koç ve onun ile koç ekibinin rehberliğinde olmaktan onur duyuyorum." şeklinde konuştu.
Takım kimliği hakkında sezon boyunca konuşan Ayton, "Kesinlikle birlik. Birbirimize destek olduk. Saha dışında kurduğumuz kimya gerçekten sahaya yansıdı. Play-off'larda ilerledikçe bu kimya daha da belirginleşti. Bu seride hiç maç kazanamasak da, bu durum bir önceki maçı unutup bir sonraki maça odaklanarak kazanmak için elimizden gelenin en iyisini yapma şeklimizi kesinlikle gösterdi." dedi.
Geleceği ve oyuncu opsiyonu hakkında Ayton, "Mor ve Altın (Lakers'ı kastediyor), hepsi bu. Bu platformda oynadığım için onurlu ve mutluyum. Bir şans daha elde etmek gibi konulara gelince, burada harika oyunculardan öğrendiklerimle birlikte, dürüst olmak gerekirse başka bir şey düşünmedim. Sadece odaklanmak ve kendime biraz dinlenme izni vermek istiyorum." diye konuştu.
Oyuncu opsiyonunu kullanma kararında en etkili faktörün ne olduğu sorulduğunda Ayton, "Menajerime güveniyorum, hepsi bu. Gerçekten fazla düşünmüyorum, bu benim kontrolümde değil. Ama burayı her halükarda seviyorum. Taraftarlar, çevremdeki herkes, koç ekibi bana gerçekten iyi davrandılar, bana bir aile gibi davrandılar." ifadelerini kullandı.
Gelecek yıl hakkında karar verirken ne düşündüğü sorulan Ayton, "Bu muhtemelen böyle bir durumda ilk kez bulunmam. Bu yüzden menajerime gerçekten güvenebileceğimi söylüyorum. Buraya, Los Angeles'a geldiğimden beri sadece sahaya çıkıp odaklanmanız gerekiyor. Taraftarlar ve herkes harika. Takım arkadaşlarım ve personel, burada sevgiyle çevriliyim ve dürüst olmak gerekirse, hiçbir şeye değişmem." şeklinde konuştu.
Beklentileri ve umutlarıyla karşılaştırıldığında sezonu nasıl geçirdiğini soran muhabirlere Ayton, "Çok fedakarlık yaptım. Buraya farklı bir zihniyetle geldim ama uyum sağlamak zorunda kaldım. Bu çok zorlayıcı ve alçakgönüllü bir deneyimdi. Oyun tarzımda bunu sergileyebildiğim ve koçun talimatlarına uyarak takım için en iyi olanı yapmaya istekli olduğum için gerçekten mutluyum." yanıtını verdi.
Alçakgönüllü deneyimden ne kastettiğini açıklayan Ayton, "Çünkü buraya bir skor üreticisi zihniyetiyle geldim ama buna gerçekten ihtiyacımız yoktu. Takımımızda en iyi oyuncular ve en iyi oyun kurucular vardı. Bu yüzden oyunumu biraz bölmek, ribaund almaya ve potayı korumaya odaklanmak zorunda kaldım, takımın istediği buydu. Bu benim istediğim şey olmasa da, takımın kazanmak için istediği buydu." dedi.
Bu sezondan en çok gurur duyduğu şey sorulduğunda Ayton, "Kendim için, her şeyi kabul etme ve uyum sağlama şeklim. Daha önce hiç düşünmediğim alanlarda büyüdüğümü hissediyorum. Meydan okumaları, eleştirileri, yapıcı eleştirileri kabul etmek ve takımın benden olmamı istediği kişi olmaya istekli olmak. 27 yaşımda hala oturup koçun talimatlarına uyma zihniyetine sahip olduğum için gerçekten mutluyum." ifadelerini kullandı.
Maçın son anlarında Hachimura ile benchte yaptığı konuşmayı Ayton, "Evet, ona 'Sahada değil misin?' demek istedim. Biraz kafam karışmıştı. Bir an sahada olduğunu sandım ve ona bağırdım. O da 'Hayır, sahada değilim.' dedi. Bir yanlış anlaşılmaydı. O an Hachimura'nın sahada olduğunu sanıyordum, Kennard'ın oyuna girdiğini bilmiyordum. Sanırım o sırada Redick bir mola almıştı ve ben de telaşla ona 'Neden benchte oturuyorsun?' diye çıkıştım. Ama o bana oyundan çıkarıldığını söyledi." şeklinde açıkladı.
Yorum & Analiz
Deandre Ayton'ın bu sezonki Lakers macerası ve play-off'lardan elenme süreci, beklentilerin altında kalsa da oyuncunun kişisel gelişimine ve takım dinamiğine adaptasyonuna dair önemli ipuçları sunuyor. Ayton'ın açıklamaları, takıma olan bağlılığını ve profesyonelliğini gözler önüne sererken, aynı zamanda bu seviyede bir takımda "skorer" kimliğinden "rol oyuncusu" kimliğine geçişin getirdiği zorlukları da samimi bir şekilde ifade ediyor. Birçok oyuncu için bu tür bir adaptasyon süreci hem mental hem de fiziksel olarak yıpratıcı olabilir, ancak Ayton'ın bunu bir gelişim alanı olarak görmesi takdire şayan.
Takımın elenmesiyle ilgili hayal kırıklığı Ayton'ın yüzünden okunurken, özellikle LeBron James'in geleceği ve kendi oyuncu opsiyonu konusundaki belirsizlikler, Lakers'ın önümüzdeki yaz dönemine dair büyük soru işaretleri taşıdığının bir göstergesi. Ayton'ın "Mor ve Altın, hepsi bu" demesi, takımda kalma arzusunu net bir şekilde ortaya koysa da, modern NBA'de bu tür kararlar sadece oyuncunun isteğiyle değil, menajerlerin, koçların ve yönetimin karmaşık stratejileriyle şekilleniyor. Ayton'ın menajerine olan güveni, bu sürecin profesyonelce yönetileceğine dair bir işaret.
Sezon boyunca takım kimliğini "birlik" olarak tanımlaması ve play-off'larda bile bu birliği koruma çabası, Lakers'ın saha içi başarısızlığına rağmen saha dışı kimyasını güçlendirdiğini gösteriyor. Her ne kadar bu, kupaya dönüşmese de, zor zamanlarda bir arada kalabilen takımların gelecekte daha büyük başarılara imza atma potansiyeli taşıdığını unutmamak gerekir. Koç Redick'in oyuncularına duyduğu gurur ve Ayton'a verdiği destek de, bu genç koçun takım içinde pozitif bir atmosfer yaratma konusundaki başarısının bir kanıtı niteliğinde.



