ESPN'den yapılan çarpıcı bir açıklama ile gündem sarsıldı: Video Yardımcı Hakem (VAR) için kırmızı kart zamanı geldi mi? Futbol gerçekten VAR'a ihtiyaç duyuyor mu? Geçtiğimiz Pazar günü Manchester United'ın sahası Old Trafford'da oynanan ve Manchester City'nin 1-0'lık galibiyetiyle sonuçlanan derbi, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Erling Haaland'ın attığı tek golle sonuçlanan maçın ardından, Salı günü VAR hakemi Matt Donohue ile yardımcı VAR Blake Antrobus arasındaki 2 dakika 29 saniyelik bir konuşma kaydı kamuoyuna sızdı. Bu kayıt, Amerikan Ulusal Futbol Ligi (NFL), tenis ve kriket gibi sporlarda uygulanan "itiraz" sisteminin futbola da getirilmesi yönündeki çağrıları yoğunlaştırdı. Futbol dünyası, ciddi hakem hatalarına maruz kalan takımlara, kararlara itiraz etme hakkı tanınmasını istiyor.
Kabul etmek gerekir ki, "facia" kelimesi biraz abartılı olsa da, bu gol kesinlikle yanlış bir karardı. Hakem yönetim kurulu Pro Ref, maçın bitiş düdüğünden üç saatten kısa bir süre sonra, VAR ekibinin Manchester City orta saha oyuncusu Enzo Fernandez'in ofsayt pozisyonunda olduğunu tespit edemediğini ve bu nedenle golü hatalı bir şekilde geçerli saydığını kamuoyuna açıkladı. Bu yanlış kararın sportif rekabet üzerindeki potansiyel etkisi ise oldukça büyük.
Eğer Manchester City sezon sonunda Premier Lig şampiyonluğunu bir veya iki puan farkla kazanırsa, bu "geçersiz olması gereken gol" belirleyici bir faktör olarak anılacak. Manchester United Menajeri Michael Carrick, kulübün son 34 yıldaki en kötü Premier Lig başlangıcını tersine çeviremezse, işini kaybedebilir ve Haaland'ın bu golünü ile beraber gelen mağlubiyeti takımın ivmesini düşüren temel sebep olarak gösterebilir.
Ancak eğer Carrick, Enzo'nun ofsayt olduğunu hemen belirterek karara itiraz edebilseydi, Premier Lig'in en tartışmalı VAR hatalarından biri saniyeler içinde düzeltilebilir ve kayıtlar temizlenebilirdi. Ama gerçek şu ki, futbol maçlarında şu anda bir itiraz mekanizması bulunmuyor. Bu durum, VAR sisteminin hala ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
NFL'de koçlar, belirli kararlara itiraz etmek için sahaya "kırmızı bayrak" atarak challenge hakkını kullanabilirler. Krikette ise kaptanların hakem kararlarına itiraz etmek için 15 saniye süresi vardır ve teniste de benzer bir sistem mevcuttur. Başarısız bir itirazın cezası vardır; NFL'de takımlar bir mola hakkını kaybederken, tüm sporlarda maç başına itiraz sayısı sıkı sınırlamalara tabidir.
VAR, 2018 Dünya Kupası'nda, sahadaki hakem ekibinin bazen doğrudan maçların kaderini belirleyen tartışmalı, hatalı veya anlaşılması güç kararlarına son vermek amacıyla tanıtıldı. Amacı, kural ihlali yapan ancak hakemin gözünden kaçan oyunculara karşı hızlıca "adaleti" sağlamak veya bazı durumlarda, oyuncuların kırmızı kart görmesine neden olan yanlış kararları iptal etmekti. Bu, VAR'ın ütopyacı vizyonuydu.
VAR, 1986 Dünya Kupası'nda Maradona'nın İngiltere'ye karşı attığı "Tanrı'nın Eli" gibi tartışmalı olayların, teknolojik düzeltme araçlarından yoksun eski bir çağın hatırası olarak kalmasını sağlamayı hedefleyen nihai hata önleme mekanizmasıydı. Ancak Old Trafford'daki Manchester City'nin Manchester United'a attığı bu gol, VAR'ın yetersizliğinin tek örneği değil.
Ekim 2023'te Liverpool'un Tottenham'a karşı Luis Diaz'ın attığı gol, hatalı bir şekilde ofsayt gerekçesiyle iptal edilmişti ve VAR hakemi Darren England ile yardımcısı Dan Cook, daha sonra Liverpool'dan "ciddi bir insan hatası" nedeniyle özür dilemişlerdi. Sekiz ay önce ise Brentford'dan Ivan Toney'nin Arsenal'e karşı attığı beraberlik golü, VAR hakemi Lee Mason'ın "insan hatası" nedeniyle ofsayt çizgisini doğru kontrol etmemesi sonucu geçerli sayılmıştı. Arsenal de daha sonra PGMOL (şimdi Pro Ref olarak adlandırılıyor) tarafından özür mesajı almıştı.
Manchester United için bu senaryo acı verici derecede tanıdık. Donohue ve Antrobus, Enzo'nun topa müdahale edip etmediği veya Manchester United defans oyuncusu Lisandro Martinez'in topu uzaklaştırma yolunu kapatıp kapatmadığı sorusunu kendilerine sormamışlardı bile. Eğer VAR ekibi ofsayt kuralını doğru bir şekilde uygulamış olsaydı, bu gol iptal edilecekti.
Premier Lig'in 2019-20 sezonunda VAR'ı uygulamaya koyduğundan bu yana, yukarıda bahsedilen her olayda ve daha birçok benzer durumda, eğer mağdur olan takım itiraz edebilseydi, bu sorunlar hızlı ve tatmin edici bir şekilde çözülebilirdi. Peki, Premier Lig'in menajerlerin maç sırasında VAR kararlarına itiraz etmesine izin vermesi ne kadar uygulanabilir bir çözüm olabilir?
Öncelikle, bu radikal adımın Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) tarafından onaylanması gerekiyor; bu nedenle Premier Lig tek taraflı olarak uygulamayı kararlaştıramaz. Ancak, dünyanın en zengin ve etkili ligi olarak özel bir izin alma olasılıkları da yok değil.
Karşıtlar, bunun geleneğe bir başka aykırı hareket olduğunu iddia edebilirler. Ancak tüm sporlar sürekli gelişiyor ve "hataların bir sezonda birbirini dengelemesi" gibi eski moda argümanlarla hatalara izin vermek geçerli bir savunma olamaz. Eski Manchester United kalecisi Peter Schmeichel da dahil olmak üzere bazı kişiler VAR'ın tamamen kaldırılması çağrısında bulunuyorlar, ancak bu açıkça mümkün değil.
Birçok eksikliğine rağmen VAR, çoğu kritik kararın doğru olmasını sağlıyor. Şimdi çözülmesi gereken tek şey bariz hatalar. Menajerlere maç başına bir veya iki itiraz hakkı tanınması (NFL koçlarının her maçta en az iki itiraz hakkı var ve ilk ikisi başarılı olursa üçüncüyü de alabiliyorlar) ileriye doğru atılmış bir adım olacaktır.
Bu durum, oyunun gecikmesini artırır mı? Belki. Ancak bu yazki Dünya Kupası'nda gördüğümüz gibi, FIFA devrelerde üç dakikalık su molalarına bile karşı çıkmıyor. Pazar günkü Haaland golüyle ilgili VAR tartışması 149 saniye sürdü; eğer doğru bir sonuçla sonuçlanacaksa, fazladan bir dakika harcamak hiç de sorun olmayacaktır.
Belki de takımlar, zaten kalabalık olan yedek kulübelerine bir de futbol oyun kuralları uzmanını eklemek zorunda kalacaklar; zira koçlar ve oyuncular kuralları genellikle yeterince kapsamlı bilemezler. Ancak Pazar günkü VAR fiyaskosunun da ortaya koyduğu gibi, hakemler bile bazen kuralları doğru uygulayamıyor. Bu nedenle, VAR'a kırmızı kart göstermeyin; sahaya "kırmızı bayrak" sistemini getirmek doğru çözüm olacaktır.
Yorum & Analiz
Premier Lig'de VAR'ın tartışmalı kararları, futbol kamuoyunda derin yankılar uyandırmaya devam ediyor. Özellikle Manchester United - Manchester City derbisinde yaşanan Enzo Fernandez'in ofsayt pozisyonundaki gol, VAR sisteminin neden hala istenilen düzeyde işlemediğini bir kez daha kanıtladı. Pro Ref'in hızlıca hatayı kabul etmesi, şeffaflık adına önemli bir adım olsa da, bu tür hataların maç sonuçlarına doğrudan etkisi, sistemin güvenilirliğini ciddi şekilde sorgulatıyor.
Bu olay, taktiksel ve oyuncu performansı açısından da kritik dersler barındırıyor. Söz konusu golün iptal edilmesi durumunda maçın gidişatı ve sonucu tamamen farklı olabilirdi. Bir hakem hatası, Manchester United'ın ligdeki kötü başlangıcını daha da derinleştirirken, Manchester City'ye haksız bir avantaj sağlamış oldu. Bu durum, sadece anlık skoru değil, aynı zamanda menajerlerin geleceğini ve şampiyonluk yarışını bile etkileyebilecek potansiyele sahip.
VAR'ın amacı, futbolu daha adil hale getirmekti ancak mevcut haliyle bu hedef tam olarak karşılanamıyor. NFL, tenis ve kriket gibi sporlardaki itiraz (challenge) sistemleri, futbol için ciddi bir ilham kaynağı olabilir. Menajerlere maç başına sınırlı sayıda itiraz hakkı tanınması, şüpheli kararların yerinde ve hızlı bir şekilde düzeltilmesine olanak sağlayarak hem adaleti tesis eder hem de VAR'ın insan hatası kaynaklı eksikliklerini giderebilir. Bu tür bir sistem, oyunun temposunu bir miktar yavaşlatabilir gibi görünse de, doğru kararın verilmesi uğruna bu fedakarlığa değecektir. FIFA ve IFAB'ın bu yöndeki çağrılara kulak vermesi, modern futbolun geleceği için hayati önem taşımaktadır.



