2025-2026 İtalya Serie A sezonu, futbolseverleri adeta koltuklarına çivileyen nefes kesici bir final haftasıyla tamamlandı. Şampiyonluk ipini göğüsleyenler, Avrupa biletlerini kapanlar ve küme düşme acısını yaşayanlar belirlenirken, büyük sürprizler ve hayal kırıklıkları sahneye çıktı. Özellikle dev bütçeli iki kulüp, Milan ve Juventus, Şampiyonlar Ligi potasının dışında kalarak büyük bir şok yaşattı ve hedeflerine ulaşamadı. Bu durum, ligin rekabet seviyesini ve beklenmedik sonuçlara ne kadar açık olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Massimiliano Allegri yönetimindeki Milan, kendi evi San Siro'da zayıf rakibi Cagliari'ye 2-1 mağlup olarak Devler Ligi hayallerine veda etti. Kırmızı-siyahlılar, bu acı yenilginin ardından teselli olarak UEFA Avrupa Ligi biletini cebine koyabildi. Sezonun ikinci yarısında Luciano Spalletti ile toparlanma emareleri gösteren Juventus ise Torino deplasmanından umduğunu bulamayarak ilk dört sıranın dışında kaldı ve Avrupa Ligi'nde mücadele edecek.
Roma ve Como'nun kritik galibiyetleri, Juventus'u geride bırakarak Şampiyonlar Ligi potasına girmelerini sağladı. Böylece Serie A şampiyonu Inter'in yanı sıra Napoli, Roma ve sürpriz Como, gelecek sezon UEFA Şampiyonlar Ligi arenasında boy gösterecek takımlar oldu. Özellikle Cesc Fabregas'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Como, kulüp tarihinde ilk kez Devler Ligi vizesi alarak büyük bir peri masalına imza attı.
Ligin alt sıralarında ise küme düşme hattı adeta nefesleri kesti; son hafta maçları burada da büyük dramalara sahne oldu. Lecce, kendi sahasında Genoa'yı 1-0 mağlup ederek Serie A'da kalmayı garantileyen şanslı takımlardan biri oldu. Bu sonucun ardından Hellas Verona ve Pisa'nın daha önce kesinleşen düşüşlerinin yanına, ligden düşen son takım olarak Cremonese eklendi. Böylece üç takımın Serie B'ye uğurlanmasıyla sezonun alt sıra heyecanı da sona erdi.
Yorum & Analiz
2025-2026 Serie A sezonu, ligin geleneksel güçlerinin zorlandığı, sürprizlerin ise adeta kural haline geldiği bir dönemi işaret ediyor. Milan ve Juventus gibi köklü kulüplerin Şampiyonlar Ligi dışında kalması, İtalyan futbolunda değişen dengelerin ve artan rekabetin en çarpıcı göstergesiydi. Büyük yatırımlara rağmen beklenen istikrarı yakalayamamak, teknik direktör değişikliklerinin bile her zaman çözüm olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Öte yandan Como'nun, efsanevi Cesc Fabregas liderliğinde Şampiyonlar Ligi'ne yükselmesi, futbolun sadece büyük bütçelerle değil, doğru strateji, inanç ve genç bir teknik direktörün vizyonuyla da başarıya ulaşabileceğinin canlı bir kanıtı oldu. Bu başarı, ligdeki diğer orta sıra takımlarına ilham verirken, Serie A'nın sadece dört büyüklerin değil, Anadolu tabiriyle "taşra" takımlarının da rüya peşinde koşabileceğini gösterdi. Gelecek sezon Devler Ligi'nde Como'yu izlemek heyecan verici olacak.
Küme düşme hattındaki son dakika dramaları da Serie A'nın kendine özgü heyecanını koruduğunu gösterdi. Her puanın altın değerinde olduğu bu ligde, alt sıralardaki mücadele de en az zirve yarışı kadar nefes kesici olabiliyor. Cremonese'nin son düşen takım olması, bir kez daha gösterdi ki İtalya'da futbol, son düdüğe kadar her şeye gebe kalmaya devam edecek.



