NBA gündemi, son günlerde eski şampiyon Golden State Warriors'ın efsane kadrosu "Uzaylı Warriors" ile yeni sezonda şampiyonluk iddialarını yüksek sesle dile getiren Philadelphia 76ers arasında yaşanan bir tartışmayla çalkalanıyor. Tartışmanın fitilini ateşleyen ise Phoenix Suns'ın yıldız oyuncusu Kevin Durant oldu. Durant, Instagram üzerinden yaptığı yorumlarda, yeni sezon 76ers kadrosunun kağıt üzerinde "Uzaylı Warriors"tan daha güçlü olduğunu iddia etti.
Durant, bu iddialı çıkışını desteklemek için bazı oyuncu karşılaştırmaları yaptı. "Embiid MVP ödülü aldı, Jaylen Brown Finaller MVP'si, Maxey son üç yılda iki kez All-Star seçildi (aslında geçmişte iki kez, not: düzeltme yapıldı), LeBron'un seviyesi zaten herkesçe malum." ifadelerini kullandı. Eski takım arkadaşlarına yönelik eleştirel bir tavır takınarak, "Klay (Thompson) maç başına 22 sayı atıyordu ve hiç MVP adayı olamadı (aslında 2014-15 sezonunda 10. sırada yer aldı, not: düzeltme yapıldı); Draymond (Green) maç başına 14 sayı, 7 ribaund, 6 asist ortalamalarıyla oynuyordu; Curry ise evet, MVP oldu, tıpkı Embiid gibi." diyerek kendi argümanını güçlendirmeye çalıştı.
Durant'in analizine göre, 76ers'ın yıldızları LeBron James (geçen sezon 20.9 sayı), Joel Embiid (26.9 sayı), Tyrese Maxey (28.3 sayı) ve Jaylen Brown (28.7 sayı) geçen sezon maç başına 20 sayının üzerinde ortalamalar tutturdu ve toplamda 104.8 sayı üretti. Bu dört oyuncunun skor potansiyelinin, "Uzaylı Warriors"ın yıldızlarından daha yüksek olduğunu savunan Durant, özellikle Draymond Green ve Klay Thompson'ın sayı ortalamalarına vurgu yaparak, kağıt üzerindeki skor kabiliyetinde 76ers'ın daha önde olduğunu öne sürdü.
Kevin Durant'in bu yorumları, sadece skor yeteneğine değil, oyuncuların kariyer başarılarına ve genel itibarlarına odaklanmasıyla da dikkat çekti. Curry'nin MVP unvanını Embiid ile eşdeğer tutan Durant, kendisi ve LeBron'u da olgun takımlara katılan yıldızlar olarak benzer bir kategoriye yerleştirdi. Ancak Klay ve Draymond'a yönelik eleştirel tutumu, eski takım arkadaşlarına karşı olan tavrıyla bilinen Durant'in karakterini bir kez daha ortaya koydu. Bu tür yorumlar, Durant'in saha dışındaki sansasyonel kişiliğine de paralel bir çizgide ilerliyor.
Peki, "Uzaylı Warriors" tam olarak neydi? Kevin Durant'in 2016 yazında katıldığı Golden State Warriors takımı, NBA tarihinde eşine az rastlanır bir dominasyon sergiledi. 2015-16 sezonunda 73 galibiyetle normal sezon rekorunu kırıp finalde Cleveland Cavaliers'a kaybetmelerinin ardından, Warriors, tam da o yıl kendilerini Batı Konferansı finallerinde eleyen Durant'i kadrosuna katma başarısını gösterdi. Curry'nin o dönemdeki "çocuk işçi sözleşmesi" (4 yıl 44 milyon dolar) sayesinde oluşan maaş boşluğu, 27 yaşındaki, 4 kez sayı kralı olmuş ve 2013-14 MVP'si seçilmiş bir süperstarı takıma katma imkanı sundu. Bu transfer, spor dünyasında büyük yankı uyandırdı.
O dönemki Warriors kadrosu, 2015-16 sezonunda oybirliğiyle MVP, Sayı Kralı ve Top Çalma Kralı olan Stephen Curry, All-Star ve En İyi Üçüncü Beş seçilen Klay Thompson, En İyi Savunma Beşi ve Yılın Savunmacısı oylamasında ikinci olan Draymond Green ve Yılın Altıncı Adamı oylamasında ikinci olan Andre Iguodala gibi isimlerden oluşuyordu. Bu çekirdeğe 27 yaşındaki zirvedeki Kevin Durant'in eklenmesi, takımı gerçek anlamda durdurulamaz bir güce dönüştürdü. "Uzaylı Warriors" sadece ilk beşiyle değil, derin rotasyonuyla da öne çıkıyordu; Andre Iguodala, Shaun Livingston, David West, JaVale McGee, Ian Clark, Patrick McCaw gibi oyuncular 9 dakikanın üzerinde süre alarak benchten müthiş bir katkı sağlıyor, takımı adeta bir "herkesin asker olduğu" bir orduya çeviriyordu.
Durant'in 76ers kadrosunun "Uzaylı Warriors"tan daha güçlü olduğu iddiası, gerçeklikten uzak bir tartışma zeminine dayanıyor. Kağıt üzerinde her iki takımda da 4 yıldız oyuncu bulunsa da, 41 yaşındaki LeBron James ile 10 yıl önceki Kevin Durant arasında büyük bir fark var. Şimdiki LeBron, 76ers'ta daha çok yardımcı bir rol üstlenirken, Durant o dönemde iki kez Finaller MVP'si olmuş, takımının mutlak hücum lideriydi.
Klay Thompson'ın 2016 Batı Konferansı Finali 6. maçında Oklahoma City Thunder'ı tek başına dağıtması, onun o dönemdeki "en iyi 3&D" oyuncusu olma özelliğini kanıtlıyordu. Stephen Curry ise 2015-16 sezonunda 402 üçlük atışı, maç başına 30.1 sayı, 6.7 asist ve 2.1 top çalma ortalamalarıyla ligin Sayı Kralı, Top Çalma Kralı, En İyi Beş ve iki kez MVP seçilmişti – üstelik oybirliğiyle MVP unvanını kazanarak tarihin en iyi hücum tehditlerinden biri olduğunu göstermişti. 2016 Draymond Green ise %38.8 üçlük isabetiyle ligin en iyi "küçük beşli" pivotuydu ve oyun kuruculuğu ile savunma değeri yeri doldurulamazdı.
"Uzaylı Warriors" üst üste üç kez NBA Finali oynadı ve iki kez şampiyon oldu; 2017'de ve 2018'de Cleveland Cavaliers'ı 4-0 süpürerek mutlak bir dominasyon sergiledi. Bu takım, kendisini zaten kanıtlamış, tarihsel düzeyde bir şampiyondu. 76ers'ın bench derinliği, Iguodala ve Livingston liderliğindeki Warriors'ın 10 kişilik rotasyonuyla kıyaslanamaz bile; 76ers'ın şu anki yedek kulübesi, gerek yetenek gerekse şöhret açısından "Uzaylı Warriors"ın yedeklerine kıyasla çok zayıf kalıyor.
Golden State Warriors'ın benzersiz sistemi de, 76ers'ın kıyaslanamayacağı temel bir unsurdur. Warriors'ın pick-and-roll, paslaşma ve "küçük top" üçlük sistemi, basketbolu dönüştürdü ve tüm dünyada üçlük atışlarının, "ölüm beşlisi"nin ve sonsuz savunma değişimlerinin yaygınlaşmasına öncülük etti. Joel Embiid dönemindeki 76ers ise henüz konferans yarı finallerini bile geçemedi; Embiid'in liderlik yeteneği ve maç üzerindeki etkisi, Stephen Curry ile kesinlikle aynı seviyede değil.
Sonuç olarak, 76ers şu anda sadece LeBron James, Joel Embiid, Tyrese Maxey ve Jaylen Brown'dan oluşan dört yıldız oyuncunun toplamda 104.8 sayılık potansiyeliyle "Uzaylı Warriors" ile teorik olarak boy ölçüşebilir gibi görünse de, 41 yaşındaki LeBron'un 27 yaşındaki Durant'ten; zirvedeki Embiid'in ise oybirliğiyle MVP seçilen Curry'den daha iyi olduğu iddia edilemez. Maxey ve Brown'ın takım düzenine katkısı da, zirvedeki Klay ve Draymond'ın çok yönlülüğü ve uyumuyla kıyaslandığında yetersiz kalır. Üstelik "Uzaylı Warriors"ın yıldızlarının işlevselliği ve bench derinliği tamamen ezici bir üstünlüğe sahipti. Kevin Durant'in bu tartışması, baştan beri yanlış bir önermeyle yola çıkılmış bir demagojidir. Zira NBA tarihinde, iki üçlü şampiyonluk serisi yakalayan Chicago Bulls dışında, hiçbir takım "Uzaylı Warriors" ile kıyaslandığında gerçekten rakip olarak gösterilemez. "Uzaylı Warriors"tan daha güçlü olmak, başlı başına basketbol bilgisine aykırı bir iddiadır.
Yorum & Analiz
Kevin Durant'in son açıklamaları, tartışma yaratma ve gündemde kalma yeteneğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu seferki iddiaları, basketbol otoriteleri ve tarihçileri arasında genel bir şaşkınlık ve hatta tepkiyle karşılandı. Durant'in, 76ers'ın yeni kadrosunun "Uzaylı Warriors"tan daha güçlü olduğunu öne sürmesi, geçmiş başarıları ve takımların yapısal farklarını göz ardı eden, tamamen skor odaklı ve yüzeysel bir analize dayanıyor.
Burada temel sorun, Durant'in oyuncuları yalnızca bireysel istatistikler ve ödüller üzerinden değerlendirmesi ve takım kimyasını, sistemi, bench derinliğini ve özellikle oyuncuların kariyerlerinin hangi döneminde olduklarını tamamen göz ardı etmesidir. 41 yaşındaki LeBron James, elbette hala elit bir oyuncu, ancak 27 yaşındaki zirvedeki Kevin Durant'in performansıyla karşılaştırılamaz. Aynı şekilde, MVP Embiid ne kadar dominant olursa olsun, oybirliğiyle MVP seçilen, ligi dönüştüren bir Curry'nin liderlik ve etki alanına sahip değildi. Warriors'ın o dönemdeki savunma ve hücum entegrasyonu, özellikle Draymond Green'in oyun kuruculuğu ve savunma dehası, Klay Thompson'ın "3&D" rolünü mükemmel oynaması, sadece sayı istatistikleriyle açıklanamayacak bir sinerji yaratıyordu.
Bu tartışma aynı zamanda Durant'in kişilik özelliklerini ve medya ile olan ilişkisini de yansıtıyor. Eski takım arkadaşlarına yönelik bu tür eleştirel yorumlar, onun sıkça gündeme gelen "trol" kimliğini pekiştiriyor ve bazı çevrelerde antipatiyle karşılanıyor. Ancak spor gazeteciliği açısından bakıldığında, bu tür tartışmalar, sezon öncesi dönemde taraftarları ve uzmanları meşgul eden, ilgi çekici bir içerik sağlıyor. Objektif bir perspektiften, "Uzaylı Warriors"ın NBA tarihindeki yerinin, iki kez arka arkaya şampiyonluk kazanan, oyunun seyrini değiştiren bir sistemle oynayan ve tarihin en iyi normal sezon rekoruna sahip bir takımdan bahsedildiği düşünüldüğünde, 76ers'ın bu kadroyla kıyaslanması haksız bir rekabet yaratıyor ve basketbol tarihine duyulan saygının bir nebze de olsa ihlali anlamına geliyor. 76ers'ın önünde şampiyonluk potansiyeli olsa bile, Warriors'ın o dönemki kadrosuyla kıyaslamak, şampiyonluk kazanmış ve kendini kanıtlamış bir mirası küçümsemek demektir.



