Everton'ın yetenekli oyuncusu Ndiaye, L'Equipe gazetesine verdiği röportajda Afrika Uluslar Kupası'ndaki tartışmalı final, Fransa Milli Takımı ile olan bağları ve yaklaşan Dünya Kupası hakkındaki beklentilerini samimi bir dille anlattı. Genç yıldız, milli takım deneyimlerinin kendisini nasıl şekillendirdiğini ve Afrika futbolunun yükselişini vurguladı. Bu kapsamlı röportaj, Ndiaye'nin kariyerindeki dönüm noktalarını ve kişisel duygularını gözler önüne serdi.
Ndiaye, çocukluk dönemindeki Senegal deneyimini şöyle dile getirdi: "Küçükken ailemden beni bir süreliğine Senegal'e göndermelerini istemiştim. Sadece 1 yaşındayken gitmiştim ve ülkemi, ailemi, oradaki hayatı keşfetmek istedim. Futbol yeteneğim sayesinde kısa sürede arkadaş edindim, futbol dünyanın en iyi pasaportu." Oradaki hayatın harika olduğunu ve futbol açısından bu deneyimin kendisini daha da güçlendirdiğini belirten oyuncu, sıcaklık, zorlu sahalar ve fiziksel mücadeleler hakkında konuştu. "Oranın oyun tarzı çok sert olduğu için direnmeyi ve kaçınmayı öğrenmek zorundasınız," diye ekledi.
Senegal denince tüylerinin diken diken olduğunu belirten Ndiaye, milli takımla yaşadığı duygusal anları paylaştı. "Normalde ağlamam ama Fildişi Sahili'ne 2024 Afrika Uluslar Kupası'nda elendiğimizde gözyaşlarımı tutamadım," dedi. İki yıl önceki Fas ile oynanan finali ise şaşkınlıkla anlatan Ndiaye, "Maçın gidişatından şüphe duydum, maçtan önce oyuncuların rahatsızlanması gibi bazı olaylar yaşandı. Baştan itibaren hakemin kararları bana çok tuhaf geldi."
Oyuncu, skandal final anlarını detaylandırdı: "Normal sürenin sonundaki o gerçeküstü sahneyi, golümüzün iptal edilip Fas'a nedensiz bir penaltı verilmesini hiç anmak bile istemiyorum. Daha önce hiç hissetmediğim bir öfke hissettim. O haksızlık duygusu o kadar yoğundu ki, birkaç dakikalığına sahadan ayrıldık," ifadelerini kullandı. Ndiaye, yaşadığı şoku ve öfkeyi hala unutamadığını belirtti.
Sadio Mané'nin geri dönme çağrısıyla ilgili olarak Ndiaye şunları söyledi: "Mané bizden geri dönmemizi istediğinde, 'Hadi gidelim, geri dönmeliyiz. Belki Diaz penaltıyı kaçırır, sadece Allah bilir,' dedik." Diaz penaltıyı kaçırdığında ise, "Birbirimize baktık ve 'Bu Allah'ın adaleti. Şimdi kaybetmemeliyiz,' dedik," şeklinde konuştu. Ndiaye, resmi kararlar ne olursa olsun kendisini Afrika şampiyonu gibi hissettiğini vurgulayarak, "Sahadaki gerçek önemli. Sahada Senegal kazandı," diye ekledi.
Fransa Milli Takımı ile ilgili ilk anısının Rouen Sapin'de oynarken kulübün kendilerini milli maç izlemek üzere Stade de France'a götürmesi olduğunu belirten Ndiaye, "Bu harika bir anıydı ama Fransa Milli Takımı beni hiçbir zaman rüyalarıma sokmadı, bu benim hikayem değil," dedi. "Aksine, onların yüksek performansını gördüğümde gözlerim parlar." 2002'deki Senegal-Fransa maçını canlı izleyemediğini ancak sayısız kez tekrar izlediğini söyleyen Ndiaye, o jenerasyonun Diouf gibi isimlerle Senegal futboluna çok şey kattığını ifade etti.
Ndiaye, 2026 Dünya Kupası kura çekiminde ilk maçta Fransa ile karşılaşacaklarını gördüklerinde heyecanın daha da arttığını belirtti. "Birçoğumuz bu maçı bekliyoruz, hepimiz bu kurayı istiyorduk," diye ekledi. Bu eşleşmenin hem kendileri hem de tüm Senegal için büyük bir anlam taşıdığını vurguladı.
Ndiaye, Dünya Kupası'ndan beklentilerini net bir şekilde ifade etti: "Daha geniş çerçevede, Senegal, dünya şampiyonu olmak gibi net bir hedefimiz olduğu için Dünya Kupası'nı büyük bir heyecanla bekliyor." Afrika futbolunun önemli bir adım atarak yeni bir seviyeye ulaştığını vurgulayan oyuncu, "Fas, 2022'de yarı finale çıkarak cam tavanı kırdı. İngiltere gibi güçlü ülkelere karşı bunu hissettik, herkesin gözünün içine bakabiliriz. Dünya Kupası'nı Afrika'ya getirmek istiyoruz," dedi. Bu hedefin tüm kıta için bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti.
Yorum & Analiz
Ndiaye'nin L'Equipe'e verdiği bu samimi röportaj, modern Afrika futbolcusunun ulusal kimlik, aidiyet ve küresel hırslar arasındaki karmaşık ilişkisini gözler önüne seriyor. Everton forması giyen genç yeteneğin Senegal'e duyduğu derin bağ, sadece bir milliyetçilikten öte, futbol aracılığıyla kültürel keşif ve kişisel gelişim yolculuğunu temsil ediyor. Çocukluk deneyimlerinden Afrika Uluslar Kupası'ndaki dramatik anlara kadar Ndiaye'nin anlattıkları, futbolun bir spordan çok daha fazlası, bir yaşam ve kimlik biçimi olduğunu kanıtlıyor.
Fas'ın 2022 Dünya Kupası'ndaki tarihi yarı final başarısı, Ndiaye'nin de vurguladığı gibi, Afrika futbolu için bir dönüm noktası oldu. Bu başarı, kıtanın takımlarına mental bir eşik atlattı ve "cam tavanı kırdı" algısını pekiştirdi. Ndiaye'nin sözleri, artık Afrika takımlarının sadece turnuvalara katılmakla yetinmeyip, gerçekçi bir dünya şampiyonluğu hedefiyle sahaya çıktığını gösteriyor. Senegal'in bu hırsı ve Fransa ile olası açılış maçı beklentisi, turnuvaların sadece spor mücadelesi değil, aynı zamanda ulusal gurur ve kıtasal temsilin de bir arenası olduğunu ortaya koyuyor.
Afrika futbolunun bu yükselişi, sadece saha içinde elde edilen sonuçlarla sınırlı değil; aynı zamanda kıtanın küresel spor sahnesindeki imajını ve özgüvenini de artırıyor. Ndiaye'nin penaltı kaçırma anındaki "Bu Allah'ın adaleti" yorumu, Afrika futbol kültüründeki inanç ve kadercilik öğelerinin güçlü bir göstergesi. Bu kültürel kodlar, takım ruhu ve dayanışma ile birleşerek, takımların zorluklar karşısında dirençli olmasını sağlıyor. Gelecek Dünya Kupaları, Afrika takımlarının bu yeni mentaliteyle nereye kadar ilerleyebileceğini gösterme potansiyeli taşıyor ve Ndiaye gibi oyuncuların bu süreçteki rolü kritik öneme sahip olacak.



