TFF Mali Genel Kurulu Tamamlandı: Bütçede Önemli Fazla, Başkan Hacıosmanoğlu'ndan Süper Lig Kulüplerine Sert Eleştiri
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Mali Genel Kurulu, başkent Ankara'da gerçekleştirilerek tamamlandı. Toplantıda, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile yönetim kurulu ve denetleme kurulu, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 dönemindeki hesap ve faaliyetlerinden dolayı oy birliğiyle ibra edildi. Genel kurula, Türk futbolunun lokomotif kulüpleri Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray temsilcilerinin katılmaması dikkat çekti.
Paylaşılan verilere göre, TFF bahsi geçen mali dönemde sağlam bir tablo sergiledi. Federasyonun geliri 8 milyar 525 milyon 989 bin 242 lira olarak gerçekleşirken, giderleri ise 8 milyar 389 milyon 669 bin 201 lira seviyesinde kaldı. Bu hesaplama sonucunda TFF bütçesi, 136 milyon 320 bin 41 lira gibi önemli bir fazla verdi.
Mali disiplin sayesinde önceki dönemde 432 milyon lira olan telafi edilmesi gereken öz kaynak kaybı, bu dönemki bütçe fazlasıyla birlikte 296 milyon liraya düştü. Ayrıca, 2026-27 mali dönemi için 150 milyon liralık bir gelir fazlası öngörüldü. Bu öngörüyle birlikte bilançodaki telafi edilmesi gereken zararın 146 milyon liraya ineceği tahmin ediliyor.
Genel kurulda, 1 Haziran 2026-31 Mayıs 2027 dönemi bütçe tasarısı ile talimatı ve bütçe uygulama esasları da görüşülerek kabul edildi. TFF Yönetim Kurulu'na, gerektiğinde bütçe tadilleri yapılması, taşınmaz alım-satımı ve ayni haklar tesisi için yetki verildi. Toplantının sonunda üyelik aidatları da yeniden belirlendi.
Teşekkür konuşması için kürsüye yeniden gelen TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Süper Lig kulüplerinin düşük katılımına sert tepki gösterdi. "Karşımda oturanlar; birinci, ikinci, üçüncü lig kulüp başkanları... Onlar da başkan. Benim gözümde Süper Lig'in en tepesindeki başkan ile ilk sefer amatörden profesyonelliğe çıkan başkan arasında hiçbir fark yok. Hepsine sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Olanların yüreği yeter." ifadeleriyle tüm kulüplere eşit mesafede olduğunu vurguladı.
Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun ana sorunlarının çözülememesine yönelik eleştirilerini de dile getirdi. "Kimsenin arkasından söz söylemiyorum. Herkesin yüzünün karşısında söylediklerimi de burada söylüyorum. Ben dört büyük kulüp başkanına federasyonda üç saat toplantı yaptığımız zaman da söyledim. Bana bir adım iyi gelene on adım koşarım ama onun aksini yapana da aynı muameleyi yaparım." sözleriyle kararlı duruşunu sergiledi. Başkan, "'Büyük takımlarla iyi geçineyim de burada 3-5 ay daha durayım' derdine düştükleri için Türk futbolunun bu ana sorunları çözülmedi. Benim öyle bir derdim yok." diyerek kendi pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu.
Toplantı için ABD'den geldiğini ve sabah yeniden seyahat edeceğini aktaran Hacıosmanoğlu, uluslararası desteklere de değindi. "FIFA toplantılarında en az 30'un üzerinde ülke başkanı, 'Sadece 80 milyon olarak düşünmeyin, biz Türkiye'nin başarısını kendi başarımız gibi takip edip sevineceğiz millet olarak' dedi." şeklinde bir anısını paylaşan Başkan sözlerini şöyle tamamladı: "Cenab-ı Allah hem aziz milletimize hem de tüm İslam alemine yakışan o kupayı alıp gelmeyi nasip etsin."
Yorum & Analiz
TFF Mali Genel Kurulu'ndan çıkan bilanço, federasyonun mali yönetiminde önemli bir başarıya işaret ediyor. Elde edilen ciddi bütçe fazlası ve öz kaynak kaybının belirgin bir şekilde azaltılması, kurumun sürdürülebilirlik yolunda attığı adımların somut bir göstergesi. Ancak, mali tablonun olumlu seyrine rağmen, Türk futbolunun üç büyük lokomotif kulübünün kongredeki yokluğu, yönetimsel birliğin ve diyalogun zayıflığına dair endişeleri artırdı.
Başkan Hacıosmanoğlu'nun Süper Lig kulüplerinin bu tutumuna yönelik sert eleştirileri, federasyon ile elit kulüpler arasındaki gerilimin yüksek seyrini ortaya koyuyor. Özellikle "büyük-küçük ayrımı yapmadığı" ve "makamda kalma derdi taşımadığı" yönündeki vurguları, kendisinin Türk futbolunun yapısal sorunlarına daha radikal ve tavizsiz bir çözüm arayışında olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, geçmişte sıklıkla eleştirilen "dört büyüklerin" federasyon üzerindeki etkisine karşı bir meydan okuma olarak yorumlanabilir.
Mali istikrar her ne kadar hayati önem taşısa da, Türk futbolunun gerçek potansiyeline ulaşabilmesi için federasyon ile tüm kulüpler arasında güçlü bir iş birliği ve uzlaşı kültürünün tesis edilmesi şart. Başkanın uluslararası destek ve milli takım vizyonu takdire şayan olsa da, iç cephedeki birliğin sağlanamaması, bu hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde federasyon-kulüpler ilişkileri, mali başarının gölgesinde dahi olsa, Türk futbolunun gündemini meşgul etmeyi sürdürecek gibi duruyor.



