Özkök'ün detaylarını paylaştığı bu hamle, Guardiola'nın kulüp kariyerindeki parlak başarılarının ve takımlarına kattığı modern futbol felsefesinin milli takım düzeyinde de etkili olabileceği beklentisiyle değerlendiriliyor. İtalya'nın, uluslararası turnuvalardaki rekabet gücünü artırma hedefiyle bu çapta bir ismi kadrosuna katma isteği, Avrupa futbolunda gündemin ana maddelerinden biri haline geldi. Kulüp futbolunda elde ettiği başarılarla adından söz ettiren Guardiola'nın milli takım deneyimi olmamasına rağmen, İtalya'nın bu kararlı tutumu dikkat çekiyor.
Milli takımlar cephesindeki bir diğer önemli gelişme ise Türkiye A Millî Futbol Takımı'nın D Grubu'ndaki performansına dair güncel tablo oldu. Ay-Yıldızlılar, oynadığı üç karşılaşmada bir galibiyet alırken, iki maçtan mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonuçlarla birlikte toplam üç puan hanesine yazdıran Türkiye, grubunu dördüncü sırada tamamladı. Millî Takım, rakip kalelere üç gol göndermeyi başarırken, kendi kalesinde ise beş gole engel olamadı. Eksi iki averajla grubunu bitiren Türkiye'nin son maç sonuçları ise şu şekilde kayıtlara geçti: ABD karşısında alınan 3-2'lik galibiyetin yanı sıra, Paraguay'a 0-1 ve Avustralya'ya 2-0'lık skorlarla mağlubiyetler yaşandı.
İtalya'nın Pep Guardiola gibi bir teknik adamı milli takımın başına getirme yönündeki bu iddialı girişimi, dünya futbolunda teknik direktörlerin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan, Türkiye A Millî Futbol Takımı'nın grup aşamasındaki performansı, gelecek turnuvalar öncesi takımın mevcut durumuna ve geliştirilmesi gereken alanlara ışık tutuyor. Bu iki farklı ama milli takımlar düzeyindeki önemli gelişme, spor gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.
